Altın tekrar yükselir mi? Dolarda neler oluyor? Borsada banka hisse senetleri neden yükselmiyor?

Para Ajansı(PA) /

Pandemi krizi ile beraber, sistemin çökme tehlikesine karşı Amerikan Merkez Bankasının yapabileceği her şeyi yapıp, nerdeyse sokağa dolar saçarak vereceği teşvikler ile piyasaların çökmesini önleyeceğini ve bunun da piyasaları coşturacağını ve ekonomide bir düzelme olmaksızın piyasalarda V şeklinde bir dönüş olacağını yazmıştım. FED bunu yaparken ABD hükümeti de petrol fiyatlarını belirli bir seviyede tutarak büyük enerji şirketleri ve ona kredi veren bankaların ,tahvil ve hisse senetlerini alanların batmasını önledi. Bilançolar makyajlanırken büyük biraderin çevresindeki kitle aslında ölümcül hasta olan sistem ve biraderin çok fazla ömrü olmadığını düşündükleri için altın alıyorlardı. O dönemde altın alınması ve borsalarda düşük fiyatlara satış değil,alım yapılmasını tavsiye ettim. Altın bu süre içinde TL bazında iki katı getiri sağlarken dolar bazında da nerdeyse yüzde 50 değer kazandı. Peki bunu sadece tahmin mi ettim? Bu yazımda daha önce yazı olarak kamuoyuyla paylaşmadığım şekilde, yani özet olarak değil de bu kanılara varmamı sağlayan verileri de içeren özel rapordan parçaları da ekleyerek devam edicem.

Öncelikle ABD dünya finans merkezi olmaya devam etmek istiyor. Bu nedenle rakip olabilecek, Hong Kong gibi rakiplerde de her türlü bela yaşanmaya devam edecektir. Diğer taraftan dolar rezerv para olmaya devam etmeli ve merkez bankalarındaki yabancı para oranı içinde %85-90 lara çıkmalı…ABD bunu istiyor, şu an ne durumda mı aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.11.2 Trilyon dolar rezervin yaklaşık 6.9 Trilyon doları, ABD doları,yani hedefe % 20 kalmış gibi gözüküyor.

Kaynak İMF

Peki ABD Ekonomisi, parasının dünya rezerv parası olmasını hak ediyor mu ?Borçluluk durumu ne ? Borçluluk durumu devamlı artan bir ülkenin parası rezerv para olmaya devam edebilir mi? FED tarafından yayınlanan aşağıdaki tabloya bakalım.

Finansal olmayan sektörlerin toplam borçları 60 trilyon dolara ulaşmış durumda. 2008 krizi ile başlayan devlet borçlarının (federal)artışı çok fazla.Hane halkı borçları 15 senede iki katına çıkmış durumda.

Peki borçlar çok fazla artarken emisyon ne durumda? ABD Devleti artan borçluluğu nedeniyle devamlı tahvil satarken, ekonomi öğrenirken bize ezberletilen en güvenli liman ABD hazine tahvili kurgusu, ezbere dayalı matematiksel yöntemlere dayalı para yöneten piyasa profesyonelleri tarafından değişmez bir kural gibi takip ediliyor. Sorgulamayan beyinlerin yönettiği bir dünyada, sistem kurup yöneten azınlık için hiçbir sorun çıkmaz…taaki hesaba katılmayan bazı yeni veriler ortaya çıkana kadar ve zaman,hırs ve açgözlülükle çarpan etkisi gösterip çok daha hızlanabilir.Emisyon tablosu net…

Her seferinde üç katına çıkan 800 milyar dolardan son 15 senede 7 trilyon doları aşan emisyon…şimdi 2.5 trilyon dolar daha teşvik paketi hazırlanıyor…ilk paket verildiğinde ikinci ve üçüncü Paketlerin olacağını ama yetmeyeceğini düşündüğümü söylemiştim. Yaklaşık yüzde 50 daha artacak para arzı…doların değeri için çok etkileyici olmayacak mı ve FED şımarttığı Wall Street bankerlerinin yeni balonlar yaratmasına yol açmaya devam edecek ve son patlayan balonun içinde hem kendisi, hem ABD doları, hem de Federal sistemle vahşi kapitalizm olduğunu öngöremeden…parayı borsa ve tahvillere enjekte edecek finansal sektörlere değil, hane halkının işsizliğini önleyecek küçük kobilere dağıtması gerektiğini ve geç kaldığını eninde sonunda öğrenecek. FED bunu yaparken diğer merkez bankaları ne yapıyor? Tablolara bakalım.

Tabloda altında en iyi alıcı konumunda olan Türkiye….Türkiye’nin bu altını fiziki olarakta ülkeye çektiğini ve bunu yaparken yaklaşık 65-70 milyar dolarlık ABD hazine bonosu sattığını daha önce de yazmıştım. TCMB 686 ton altın ile dünyada 9.duruma geldi ama yeni tablo herhangi bir yerde yok.Eski tablo aşağıda

Gelişmiş ülke merkez bankaları rezervlerinde yüzde 70’ler düzeyinde olan altın Çin gibi ülkelerin merkez bankalarında yüzde 3 seviyesinde, bunun az gelişmiş veya sömürgelikle ilişkilendirilmesi bir yana Çin’in aslında ABD tahvillerinin en büyük alıcısı da olması aslında ne kadar kavga olsa da Çin’in ödevini yaptığını gösteriyor.Ters bir durumda Çin’den gelecek talep altın fiyatlarını coşturur.ABD-Çin kavgasına böyle de bakılmalı.

Peki Türkiye Merkez Bankası ne yüzdeye çıkmış ? Yaklaşık % 40 ‘ları aşıp 50’lere doğru gidiyoruz.

Yani Türkiye, ABD rezerv para politikasının tam tersine hareket ediyor. Bu gelişmelerin nerdeyse tamamı 15 temmuzdan sonra yaşanmış bu nokta da özellikle önemli. Siyasi kararlarla, bu kararları karıştıranlar yanlış yaparlar. Hükümet ve devlet iki ayrı kavramdır.

Üstteki tabloda da altında dünya merkez bankalarının net alıcı pozisyonunda olduğunu görüyoruz.

Önümüzdeki hafta ne olur derseniz. ABD piyasaları ve teşvik paketi gündemi belirlemeye devam edecek ve ABD seçimleri de gündemde önemli yer tutacak. Bu tarafta bankacılık hisselerindeki sorunu yarın ki yazımda anlatıcam. Ama ayrıca şunu belirtmek isterim ki gündemde henüz olmayan S-400 konusu haftaya gündeme gelecektir.

Piyasayı yurtdışı borsalarının yanısıra, S400 test çalışmaları da etkileyecektir. Türkiye, Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerini denemeye başlıyor. S-400 hava savunma sistemlerinin atış eğitimi için Karadeniz’de NAVTEX ilan edildi. Navtex süresi 13-16 Ekim olarak belirlendi. Öncelik derecesi “Çok Acele” olan atış testi, Sinop’ta yapılacak. Testlere ilişkin haber akışına bağlı döviz kurunda ve borsada oynaklık yaratmaya çalışanlar olabilir.

Sağlık Bakanının veri açıklamasını kınayamam böyle olması gerektiğini ben de geçen sene Mart ayında yazmıştım, yazım aşağıda…Tüm dünyada yalan rüzgarı eserken farklı ne yapılabilirdi ?

Diğer taraftan ekonomi yönetiminde algı sorunu olduğu düşüncesi hakim olmaya başladı. Bu noktada ‘ben doları takip etmiyorum vs ‘ gibi açıklamaları doğru bulmuyorum. Bu konuda telkin verenler yanlış bir yönlendirme içindeler. Devlette siyasi değil liyakata ve bilgiye dayalı atamalar her sorunu çözmek için ilk adımdır. Piyasalarda yeni bir vergi affı ve kaynak paketi beklentisi mevcuttur.

mart ayındaki yazım

Ali Bahçuvan/ Ekonomist

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.