ABD'de Faiz Hesapları Altüst Oldu! Enflasyon Yeniden Yükselişte
ABD ekonomisinden gelen son veriler, faiz indirimi bekleyen yatırımcıların hesaplarını değiştirdi. Ekonomi güçlü büyümeye devam ederken enflasyonun yeniden hızlanması, ABD Merkez Bankası'nın aralık ayında faiz artırabileceği beklentisini güçlendirdi.
31 Ekim 2026 Cumartesi 13:00
Ekonomi haberleri
ABD'de enflasyonla mücadele henüz tamamlanmış değil.
Açıklanan son ekonomik veriler, fiyat artışlarının yeniden hız kazandığını ve ekonominin yüksek faizlere rağmen büyümeye devam ettiğini gösteriyor.
Eylül ayında ABD Merkez Bankası'nın yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE), yıllık bazda yüzde 3,6'ya yükseldi.
Ağustos ayında aynı oran yüzde 3,4 seviyesindeydi.
Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefi dikkate alındığında, fiyat artışlarının hâlâ istenilen seviyenin oldukça üzerinde olduğu görülüyor.
Ekonomi Yavaşlamıyor, Enflasyon Düşmüyor
ABD ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda yüzde 3,4 büyüdü.Aynı dönemde tüketici harcamalarındaki artış yüzde 3,8'e ulaşırken, şirketlerin ekipman yatırımlarında yüzde 20,9'luk büyüme kaydedildi.
Bu rakamlar, ekonomide belirgin bir durgunluk yaşanmadığını gösteriyor.
Ancak güçlü büyüme, enflasyonu kontrol altına almaya çalışan Fed açısından yeni bir sorun oluşturuyor.
Tüketim ve yatırımların canlı kalması, fiyat artışlarının kalıcı hâle gelme riskini artırıyor.
Aralık Ayında Faiz Artışı Beklentisi
Fed, ekim ayı toplantısında politika faizini yüzde 3,75–4,00 aralığında sabit tuttu.Ancak son verilerin ardından piyasalarda aralık ayında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali belirgin şekilde güçlendi.
Vadeli işlem piyasalarında bu olasılık yaklaşık yüzde 85 seviyesine kadar yükseldi.
Bu durum, yılın son ayına girilirken küresel piyasalarda faiz beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden oluyor.
Türkiye ve Gelişmekte Olan Piyasalar Nasıl Etkilenebilir
ABD faizlerinin yüksek kalması veya yeniden artırılması, yalnızca Amerikan ekonomisini ilgilendirmiyor.
Doların uluslararası piyasalardaki seyri, ABD tahvil getirileri ve gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy yatırımları da bu kararlardan etkilenebiliyor.
ABD tahvillerinin daha yüksek getiri sunması, uluslararası yatırımcıların riskli varlıklara ayırdığı kaynakları sınırlayabilir.
Türkiye gibi yabancı sermaye girişlerinin önem taşıdığı piyasalarda da bu gelişmeler yakından izleniyor.
Bununla birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilişkin kararlarında yalnızca Fed politikası değil, Türkiye'nin enflasyon görünümü, faiz politikası ve ülke risk primi de belirleyici olmaya devam edecek.
Kasım ayında açıklanacak yeni ABD verileri, aralık toplantısı öncesinde piyasaların yönünü belirleyecek.