Borsanın 4 Havacılık Şirketi Kaç Para Kazandıracak?

Borsanın 4 Havacılık Şirketi Kaç Para Kazandıracak? Borsada bilanço sezonunun başlamasıyla hisseler için hedef fiyat raporları da ardı ardına gelmeye başladı. Midas Araştırma borsanın havacılık devleri için verilen hedef fiyatları ve beklenen kazanç potansiyellerini derledi.

28 Ocak 2026 Çarşamba 11:30

Borsanın 4 Havacılık Şirketi Kaç Para Kazandıracak? Borsada bilanço sezonunun başlamasıyla hisseler için hedef fiyat raporları da ardı ardına gelmeye başladı. Midas Araştırma borsanın havacılık devleri için verilen hedef fiyatları ve beklenen kazanç potansiyellerini derledi.

TAVHL, THYAO, PGSUS ve CLEBI: Borsanın 4 havacılık hissesi için verilen hedef fiyatlar araştırıldı. Midas Araştırma verien bütün hedef fiyatlar için bir ortalama hazırladı.

Hedef fiyat raporları ışığında borsanın en çok kazandırması beklenen havacılık hissesi %64,70 kazanç oranı ile PGSUS oldu.

Midas Araştırma havacılık raporu

Havacılık sektörü açısından 2025 yılı, pandemi sonrasında yakalanan olağanüstü ivmenin ardından jeopolitik riskler, yüksek maliyet enflasyonu ve operasyonel belirsizliklerin öne çıktığı bir geçiş dönemi olarak şekillendi. Yolcu sayıları tarihsel zirvelere ulaşsa da sektör, hacim artışından çok kârlılığı koruma ve verimliliği artırma gereğinin belirginleştiği bir faza geçti. Bu süreçte güçlü Türk Lirası, yükselen personel giderleri ile bakım ve onarım maliyetleri marjlar üzerinde baskı oluşturdu.

2026'ya girerken genel görünüm, yüksek bir baz üzerinde daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına işaret ediyor. Türkiye'nin güçlü turizm cazibesi ve transit taşımacılıktaki stratejik konumu bu görünümün temel dayanakları arasında yer alabilir. Bununla birlikte önceki yıllardaki çift haneli büyüme hızlarının yerini, daha sağlıklı ancak tek haneli artış oranlarının alması olası görünüyor. Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin projeksiyonları da 2026 yılında hem iç hat hem dış hat yolcu trafiğinde artış beklentisini destekliyor. Maliyet dinamikleri cephesinde 2026 yılında şirketlerin finansal performansını en fazla etkileyen kalemin yakit giderleri olması beklenebilir.

Buna ek olarak personel maliyetlerindeki yükseliş eğilimi, güçlü Türk Lirasının yarattığı maliyet baskısı ve bakım-onarım harcamalarındaki artış kâr marjlarını sınırlayabilir. Düşük maliyetli taşıyıcılar arasında devam eden kapasite ve fiyat rekabeti, birim bilet gelirleri üzerinde baskıyı canlı tutabilir. Bu nedenle yakıt dışı birim maliyetlerin kontrol altında tutulması ve operasyonel verimliliğin artırılması kritik önem taşıyabilir.



Sektörün fiziksel büyümesi tarafında ise küresel ölçekte yaşanan uçak üretim kısıtları ve motor kaynaklı sorunlar belirleyici bir faktör olmaya devam etti. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'ne (IATA) göre de 2026 yılında havayolu sektörü 1 trilyon dolarlık gelir barajını aşarak tarihi bir seviyeye ulaşabilir. Aynı rapora göre dünya genelinde 5,2 milyar yolcu ile doluluk oranlarının %83,8 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşması bekleniyor.

Stratejik açıdan değerlendirildiğinde Türk Hava Yolları (THYAO), 2033 vizyonu doğrultusunda filo modernizasyonuna odaklanırken kargo faaliyetlerini yolcu taşımacılığından ayrıştırarak bağımsız bir büyüme ekseni oluşturdu. Air Europa yatırımıyla stratejik derinlik kazanan şirket, kargo segmentinde küresel pazar payını artırmaya yönelik adımlar attı. 2026 sonu itibarıyla filonun 550 uçağın üzerine çıkarılması hedefleniyor. E-ticaret hacmindeki artışla desteklenen kargo operasyonları, gelir yapısını dengeleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

Pegasus (PGSUS) tarafında ise düşük maliyetli iş modeli ve esnek kapasite yönetimi sayesinde dış hat ağırlıklı büyüme sürdürüldü. Avrupa pazarında gerçekleştirilen satın alma hamleleri, orta vadeli büyüme potansiyelini güçlendiren stratejik adımlar olarak öne çıktı. Sabiha Gökçen Havalimanı'nda ikinci pist ve terminal yatırımlarıyla sağlanan kapasite artışlarının daha etkin kullanılması hedeflenirken, yoğun rekabet ortamında maliyet disiplininin korunması kârlılık açısından belirleyici olmaya devam edebilir.

Havalimanı işletmeciliği tarafında TAV Havalimanları (TAVHL), Almatı'daki genişleme programı ve Ankara'daki yeni imtiyazın tam yıl katkısıyla operasyonel momentumunu korudu. Yurt dışı operasyonlardaki güçlü yolcu artışı, iç pazardaki görece yavaşlamayı dengeledi. Dış hat trafiğindeki artışa paralel olarak ticari gelirler ve yan hizmetlerin payı yükselirken, nakit akışındaki toparlanma şirketin yeniden temettü ödeme kapasitesini güçlendirdi.

Çelebi Hava Servisi (CLEBI), coğrafi riskleri dağıtma politikası kapsamında Endonezya ve 2025 sonundaki Kenya satın almasıyla küresel bir oyuncu kimliği kazandı. Asya ve Afrika eksenindeki bu stratejik genişleme, şirketin 2026 hedeflerinde kargo ve antrepo faaliyetlerini e-ticaret lojistiğiyle entegre ederek büyütmesi için güçlü bir zemin oluşturabilir.

Operasyonel tarafta elektrikli ekipman ve dijitalizasyon yatırımları kârlılığı desteklerken, Türkiye ve Macaristan'dan sağlanan güçlü nakit akışı yeni inorganik büyüme fırsatlarına kaynak yaratıyor. Döviz bazlı gelir yapısının korunması, küresel belirsizliklere karşı finansal direnci arttırabilir. Sektör genelinde 2026 yılına yönelik başlıca katalizörler arasında bölgesel barış girişimlerinde sağlanabilecek ilerlemeler, küresel jet yakıtı fiyatlarındaki olası geri çekilme ve Türkiye'nin kış ve sağlık turizmi alanlarında pazar payını artırması sayılabilir.

Havayolu şirketleri, dijital satış kanallarının etkin kullanımı, filo yenileme programları ve verimlilik odaklı planlamalarla operasyonel kârlılığı korumayı hedefleyebilir. Toparlamak gerekirse 2026 yılı, havacılık sektörü için olağanüstü büyüme döneminin ardından daha dengeli, öngörülebilir ve kârlılık merkezli bir normalleşme evresine geçildiği bir yıl olabilir. Hacim artışı tek başına başarı göstergesi olmaktan çıkarken, maliyet yönetimi, filo verimliliği ve gelir çeşitlendirmesi sektörün temel belirleyicileri haline gelebilir.