ABD Seçimleri İçin Son 48 Saat: Trump İçin “Topal Ördek” Dönemi mi Başlıyor?
3 Kasım'da gerçekleştirilecek ABD Kongre seçimleri öncesinde paylaşılan son anketler, demokratların ülke genelindeki oy tercihinde önde olduğunu gösteriyor. Seçimlerin asıl önemi şöyle: Donald Trump'ın başkanlığının kalan 2 senesinde Kongre ile nasıl bir güç dengesi içinde çalışacağını belirleyecek olması...
1 Kasım 2026 Pazar 13:45
ABD Seçimleri İçin Son 48 Saat: Trump İçin “Topal Ördek” Dönemi mi Başlıyor?
3 Kasım'da gerçekleştirilecek ABD Kongre seçimleri öncesinde paylaşılan son anketler, demokratların ülke genelindeki oy tercihinde önde olduğunu gösteriyor. Seçimlerin asıl önemi şöyle: Donald Trump'ın başkanlığının kalan 2 senesinde Kongre ile nasıl bir güç dengesi içinde çalışacağını belirleyecek olması...
3 Kasım Salı günü Amerika Birleşik Devletleri sandık başına gidiyor. Başkanlık seçimi yapılmayacak ancak Kongre'nin iki kanadındaki çoğunluk yeniden şekillenecek. Bu nedenle seçim, Trump yönetiminin ekonomi politikaları, bütçe kararları ve yasama gündemi açısından kritik önem taşıyor.
Seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin 435 sandalyesinin tamamı ve 100 üyeli Senato'nun 35 sandalyesi için oy kullanılacak. Cumhuriyetçiler halen her iki kanatta çoğunluğu elinde bulunduruyor.
İki parti arasındaki fark Demokratlar lehine görünse de ABD'nin seçim sistemi nedeniyle ülke genelindeki oy oranları doğrudan Kongre'deki sandalye sayısına dönüşmüyor. Özellikle Senato seçimlerinde eyalet bazındaki yarışlar belirleyici olacak.
Bu rakamlar, seçmenlerin ekonomik koşullara ilişkin memnuniyetsizliğinin seçim kampanyasında önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. Özellikle yaşam maliyetleri, enflasyon, istihdam ve konut giderleri, Kongre seçimleri öncesinde öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.
Trump, ikinci başkanlık döneminde bulunuyor. ABD Anayasası'nın 22. değişikliği uyarınca bir kişinin üçüncü kez başkan seçilmesi mümkün değil. Dolayısıyla Trump'ın mevcut anayasal düzen içinde 2028'de yeniden başkan seçilme imkânı bulunmuyor. Ancak bir başkanın son döneminde bulunmasıyla Kongre'deki desteğini kaybetmesi aynı anlama gelmiyor.
Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğunu koruması halinde Trump yönetimi yasama gündemini mevcut siyasi destekle sürdürmeye çalışabilecek. Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde etmesi halinde ise bütçe ve vergi düzenlemelerinde uzlaşma ihtiyacı artabilecek. Demokratların komisyonların yönetimini üstlenmesi, yönetim faaliyetlerine ilişkin denetim ve soruşturma süreçlerini de etkileyebilecek. Senato çoğunluğunun değişmesi ise üst düzey federal atamalar ve yargıç onayları bakımından ayrıca önem taşıyor.
Her iki kanatta da çoğunluğun değişmesi durumunda Trump yönetiminin yasama gündemini hayata geçirmesi daha fazla siyasi uzlaşma gerektirebilir.
Bununla birlikte başkanın veto yetkisi, anayasal yürütme yetkileri ve hukuki sınırlar içindeki başkanlık kararnameleri devam edecek. Dolayısıyla Kongre çoğunluğunun kaybedilmesi, Trump'ın başkanlık yetkilerinin sona ermesi anlamına gelmiyor.
Ticaret politikaları ve gümrük tarifeleri konusunda ise başkanın sahip olduğu yetkiler ile mahkemelerin ve Kongre'nin denetim alanı ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda.
Bu nedenle seçim sonucunun dolar, tahvil faizleri, altın veya hisse senetleri üzerinde tek yönlü ve kesin bir etki yaratacağını söylemek mümkün değil. Piyasaların tepkisinde Kongre'deki sandalye dağılımı kadar yeni dönemde izlenecek ekonomi politikaları da belirleyici olacak.
3 Kasım'da seçilecek yeni Kongre üyeleri 3 Ocak 2027'de görevlerine başlayacak. Dolayısıyla seçim sonucunda Kongre çoğunluğu değişse bile yeni güç dengesi hemen yürürlüğe girmeyecek. Trump'ın başkanlık görevi ise normal anayasal takvime göre 20 Ocak 2029'a kadar sürecek. Seçimlere iki gün kala ortaya çıkan tablo, Demokratların ulusal oy tercihinde avantajlı bir konumda bulunduğunu gösteriyor. Ancak Temsilciler Meclisi ve Senato'nun hangi partinin kontrolünde olacağı, eyalet ve seçim bölgesi sonuçları kesinleşmeden belli olmayacak.
3 Kasım seçimleri Trump'ın başkanlığını sona erdirmeyecek. Ancak Kongre'deki çoğunluğun değişmesi, görev süresinin kalan iki yılında siyasi hareket alanını önemli ölçüde yeniden şekillendirebilir.
3 Kasım'da gerçekleştirilecek ABD Kongre seçimleri öncesinde paylaşılan son anketler, demokratların ülke genelindeki oy tercihinde önde olduğunu gösteriyor. Seçimlerin asıl önemi şöyle: Donald Trump'ın başkanlığının kalan 2 senesinde Kongre ile nasıl bir güç dengesi içinde çalışacağını belirleyecek olması...
3 Kasım Salı günü Amerika Birleşik Devletleri sandık başına gidiyor. Başkanlık seçimi yapılmayacak ancak Kongre'nin iki kanadındaki çoğunluk yeniden şekillenecek. Bu nedenle seçim, Trump yönetiminin ekonomi politikaları, bütçe kararları ve yasama gündemi açısından kritik önem taşıyor.
Seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin 435 sandalyesinin tamamı ve 100 üyeli Senato'nun 35 sandalyesi için oy kullanılacak. Cumhuriyetçiler halen her iki kanatta çoğunluğu elinde bulunduruyor.
%53 Oranında Demokratlar Önde!
22–26 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen Reuters/Ipsos araştırmasında, oy kullanması beklenen seçmenlerin yüzde 53'ü Demokrat adaylara, yüzde 44'ü Cumhuriyetçi adaylara destek verdiğini veya bu yönde eğilim gösterdiğini belirtti. 1 Kasım itibarıyla PollCheck'in yayımladığı ulusal anket ortalamasında ise Demokratların oy oranı yüzde 50,6, Cumhuriyetçilerin oranı yüzde 42,5 olarak hesaplandı.İki parti arasındaki fark Demokratlar lehine görünse de ABD'nin seçim sistemi nedeniyle ülke genelindeki oy oranları doğrudan Kongre'deki sandalye sayısına dönüşmüyor. Özellikle Senato seçimlerinde eyalet bazındaki yarışlar belirleyici olacak.
Trump Yönetiminin Ekonomik Performansları Zayıf Bulunuyor
Seçim öncesindeki araştırmalarda yalnızca parti tercihleri değil, Trump yönetiminin ekonomi performansı da dikkat çekiyor. Reuters/Ipsos araştırmasında Trump'ın başkanlık performansını onaylayanların oranı yüzde 32'de kaldı. Ekonomiyi yönetme biçimine destek yüzde 25, hayat pahalılığıyla mücadelesine destek ise yüzde 20 olarak ölçüldü.Bu rakamlar, seçmenlerin ekonomik koşullara ilişkin memnuniyetsizliğinin seçim kampanyasında önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. Özellikle yaşam maliyetleri, enflasyon, istihdam ve konut giderleri, Kongre seçimleri öncesinde öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.
Trump “Topal Ördek” Başkana Dönüşür mü?
Seçimlerin Washington'daki en önemli sonucu, Trump'ın Kongre üzerindeki siyasi desteğinin ne ölçüde korunacağı olacak. ABD siyasetinde görev süresinin sonuna yaklaşan veya siyasi hareket alanı daralan başkanlar için kullanılan “topal ördek” ifadesi, seçim sonrasında daha sık gündeme gelebilir.Trump, ikinci başkanlık döneminde bulunuyor. ABD Anayasası'nın 22. değişikliği uyarınca bir kişinin üçüncü kez başkan seçilmesi mümkün değil. Dolayısıyla Trump'ın mevcut anayasal düzen içinde 2028'de yeniden başkan seçilme imkânı bulunmuyor. Ancak bir başkanın son döneminde bulunmasıyla Kongre'deki desteğini kaybetmesi aynı anlama gelmiyor.
Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğunu koruması halinde Trump yönetimi yasama gündemini mevcut siyasi destekle sürdürmeye çalışabilecek. Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde etmesi halinde ise bütçe ve vergi düzenlemelerinde uzlaşma ihtiyacı artabilecek. Demokratların komisyonların yönetimini üstlenmesi, yönetim faaliyetlerine ilişkin denetim ve soruşturma süreçlerini de etkileyebilecek. Senato çoğunluğunun değişmesi ise üst düzey federal atamalar ve yargıç onayları bakımından ayrıca önem taşıyor.
Her iki kanatta da çoğunluğun değişmesi durumunda Trump yönetiminin yasama gündemini hayata geçirmesi daha fazla siyasi uzlaşma gerektirebilir.
Bununla birlikte başkanın veto yetkisi, anayasal yürütme yetkileri ve hukuki sınırlar içindeki başkanlık kararnameleri devam edecek. Dolayısıyla Kongre çoğunluğunun kaybedilmesi, Trump'ın başkanlık yetkilerinin sona ermesi anlamına gelmiyor.
Wall Street İçin Seçim Neden Önemli?
Seçim sonuçları yalnızca Amerikan iç siyaseti açısından değil, küresel finans piyasaları bakımından da önem taşıyor. ABD'de vergi politikaları, federal bütçe, kamu harcamaları ve borçlanmaya ilişkin önemli kararlar Kongre'den geçiyor. Kongre'nin iki kanadının farklı partiler tarafından yönetilmesi halinde bazı ekonomik düzenlemelerin kabul edilmesi zorlaşabilir. Bununla birlikte uzlaşmayla kabul edilen düzenlemeler de mümkün.Ticaret politikaları ve gümrük tarifeleri konusunda ise başkanın sahip olduğu yetkiler ile mahkemelerin ve Kongre'nin denetim alanı ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda.
Bu nedenle seçim sonucunun dolar, tahvil faizleri, altın veya hisse senetleri üzerinde tek yönlü ve kesin bir etki yaratacağını söylemek mümkün değil. Piyasaların tepkisinde Kongre'deki sandalye dağılımı kadar yeni dönemde izlenecek ekonomi politikaları da belirleyici olacak.
3 Kasım'da seçilecek yeni Kongre üyeleri 3 Ocak 2027'de görevlerine başlayacak. Dolayısıyla seçim sonucunda Kongre çoğunluğu değişse bile yeni güç dengesi hemen yürürlüğe girmeyecek. Trump'ın başkanlık görevi ise normal anayasal takvime göre 20 Ocak 2029'a kadar sürecek. Seçimlere iki gün kala ortaya çıkan tablo, Demokratların ulusal oy tercihinde avantajlı bir konumda bulunduğunu gösteriyor. Ancak Temsilciler Meclisi ve Senato'nun hangi partinin kontrolünde olacağı, eyalet ve seçim bölgesi sonuçları kesinleşmeden belli olmayacak.
3 Kasım seçimleri Trump'ın başkanlığını sona erdirmeyecek. Ancak Kongre'deki çoğunluğun değişmesi, görev süresinin kalan iki yılında siyasi hareket alanını önemli ölçüde yeniden şekillendirebilir.