Borsa Holding Hisseleri İle Yükselecek! En Çok Hangi Holding Hissesi Kazandıracak?
Borsa Holding Hisseleri İle Yükselecek! En Çok Hangi Holding Hissesi Kazandıracak? Borsa İstanbul BIST100 endeksi 13.000 puan direncini kırdı. Borsada yükseliş trendinin gözdesi holding hisseleri arasında en çok kazandıracak olan holding hissesi belli oldu. Bütün hedef fiyat raporları incelendi ve borsanın kazandıracak holding hissesi açıklandı!
27 Ocak 2026 Salı 08:50
Borsa Holding Hisseleri İle Yükselecek! En Çok Hangi Holding Hissesi Kazandıracak? Borsa İstanbul BIST100 endeksi 13.000 puan direncini kırdı. Borsada yükseliş trendinin gözdesi holding hisseleri arasında en çok kazandıracak olan holding hissesi belli oldu. Bütün hedef fiyat raporları incelendi ve borsanın kazandıracak holding hissesi açıklandı!
Midas Araştırma borsanın holding hisseleri için rapor yayınladı. Kurum, aracı kurumlardan gelen hedef fiyat raporlarını analizleyerek en çok kazandırması beklenen holding hissesini tespit etti.
SAHOL %66,64 kazanç potansiyeli ile borsada en çok kazandırması beklenen holding hissesi oldu. Onu takip eden hisse, %48,73 kazanç potansiyeli ile KCHOL oldu.
Midas Araştırma holding raporu
Holding sektörü açısından 2025 yılı, ülke risk priminde gözlenen iyileşmeye karşın zayıf seyreden risk iştahı ve sınırlı yabancı yatırımcı ilgisi nedeniyle değerlemelerin baskı altında kaldığı bir dönem olarak öne çıktı. Yıl genelinde holding hisseleri, tarihsel ortalamalarla karşılaştırıldığında belirgin ölçüde yüksek net aktif değer iskontoları ile işlem gördü. Enflasyon muhasebesinin mali tabloları daha karmaşık ve karşılaştırılabilirliği düşük bir yapıya taşıması, alternatif yatırım araçlarının sunduğu yüksek getiriler ve yabancı yatırımcı talebindeki zayıflık bu fiyatlamanın başlıca nedenleri arasında yer aldı. 2026 yılında ise dezenflasyon sürecinin daha kalıcı bir zemine oturması ve faiz indirim döngüsünün devreye girmesi, holding sektörü açısından daha elverişli bir değerleme ortamı yaratabilir. Faiz oranlarındaki gerilemenin banka dışı iştiraklerin finansman maliyetlerini aşağı çekerek operasyonel kârlılığı ve serbest nakit akışlarını desteklemesi beklenebilir. Holding yapılarının sunduğu sektörel çeşitlilik, farklı faaliyet alanlarındaki riskleri dengeleyerek büyüme potansiyelini canlı tutabilir. Bu çerçevede büyük ölçekli holdingler, yabancı yatırımcılar açısından Türkiye ekonomisine yayılmış birer yatırım aracı niteliği kazanarak makro normalleşmeyi çok boyutlu biçimde yansıtabilir. Holdinglerin 2026 yılı performansını şekillendirecek temel unsurlardan biri, iştiraklerin faaliyet gösterdiği sektörlerde öngörülen toparlanma olabilir.
Yüksek faiz koşullarından görece daha fazla etkilenen beyaz eşya ve otomotiv gibi alanların, faiz indirimleriyle birlikte yeniden ivme kazanması ve talep cephesinde bir canlanma yaşaması olası görünüyor. Portföyünde banka yer alan holdingler ise bankacılık sektöründe beklenen güçlü kâr artışı ve gerileyen fonlama maliyetlerinden doğrudan yararlanarak net aktif değer iskontolarını daraltma potansiyeline sahip olabilir. 2026 perspektifinde temettü dinamikleri de holding sektörü açısından önemli bir rol üstlenebilir. İştiraklerden sağlanan temettü gelirlerindeki artış ve solo bilançolarda nakit pozisyonlarının güçlenmesi, holdinglerin finansal esnekliğini artırabilir. Avrupa ekonomisinde öngörülen toparlanma, ihracat ağırlıklı sanayi iştiraklerinin marjlarını desteklerken, yurt içinde faiz oranlarındaki gerileme otomotiv ve beyaz eşya gibi faiz duyarlılığı yüksek alanlarda performansı yukarı çekebilir. Stratejik dönüşüm başlığında ise yenilenebilir enerji ve madencilik odaklı yatırımların holding portföyleri içinde daha görünür bir konuma taşındığı bir döneme giriliyor. Söz konusu yatırımların operasyonel katkısının 2026 itibarıyla daha net hissedilir hale gelmesi beklenebilir. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik temelli projeler, holdinglerin küresel rekabet gücünü artırarak uzun vadeli değer üretme kapasitesini güçlendirebilir. Bu çerçevede, holding hisselerinde gözlenen yüksek net aktif değer iskontolarının 2026 yılı boyunca kademeli biçimde daralması ve sektörün endeksin üzerinde bir performans sergilemesi olası görünüyor.
Şirket bazında bakıldığında, Koç Holding (KCHOL) otomotiv, finans ve rafinaj-akaryakıt faaliyetlerine yayılan dengeli portföy kompozisyonu sayesinde Türkiye'deki makro normalleşme sürecine en yüksek duyarlılığı gösteren holdinglerden biri olarak öne çıkıyor. Faiz indirimleri ile Euro Bölgesi'nden gelen toparlanma sinyalleri, bu dengeli yapının performansını destekleyici unsurlar olabilir. Sabancı Holding (SAHOL), Akbank'ın güçlü kârlılık katkısına ek olarak enerji ve sanayi segmentlerinde yürüttüğü dönüşüm süreciyle dikkat çekiyor. Enerjisa Üretim'in kurulu gücünü 2026'ya kadar 5 GW seviyesine yükseltme ve yenilenebilir enerji payını %60'a çıkarma hedefi, holding bünyesindeki gizli değerin açığa çıkması açısından önemli bir katalizör niteliği taşıyor. Doğan Holding (DOHOL), 2030 yılı için belirlediği 4 milyar dolarlık net aktif değer hedefi doğrultusunda madencilik ve yenilenebilir enerji alanlarına yoğunlaşmış durumda. Hepiyi Sigorta gibi iştiraklerin olası halka arzlarının, holdingin gizli değer anlatısını güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Alarko Holding (ALARK) ise tarım, jeotermal seracılık ve havacılık gibi yeni büyüme alanlarına yönelerek portföy yapısını çeşitlendirmeyi sürdürüyor. 2026 yılında bu faaliyet alanlarının gelir görünürlüğünün artması beklenirken, enerji segmenti holdingin finansal yapısı içinde %74'lük payıyla ana omurga olmaya devam edebilir. Genel çerçevede 2026 yılı, alternatif yatırım araçlarının cazibesinin görece azaldığı bir ortamda holding hisseleri için yeniden değerleme potansiyelinin öne çıktığı bir dönem olabilir.
Ülke risk primindeki düşüşün sürmesi ve kredi notu artış beklentilerinin güçlenmesi halinde, yabancı yatırımcı ilgisinin holding hisselerine yönelmesi ve yüksek net aktif değer iskontolarının kademeli biçimde kapanması mümkün görünüyor.
Midas Araştırma borsanın holding hisseleri için rapor yayınladı. Kurum, aracı kurumlardan gelen hedef fiyat raporlarını analizleyerek en çok kazandırması beklenen holding hissesini tespit etti.
SAHOL %66,64 kazanç potansiyeli ile borsada en çok kazandırması beklenen holding hissesi oldu. Onu takip eden hisse, %48,73 kazanç potansiyeli ile KCHOL oldu.
Midas Araştırma holding raporu
Holding sektörü açısından 2025 yılı, ülke risk priminde gözlenen iyileşmeye karşın zayıf seyreden risk iştahı ve sınırlı yabancı yatırımcı ilgisi nedeniyle değerlemelerin baskı altında kaldığı bir dönem olarak öne çıktı. Yıl genelinde holding hisseleri, tarihsel ortalamalarla karşılaştırıldığında belirgin ölçüde yüksek net aktif değer iskontoları ile işlem gördü. Enflasyon muhasebesinin mali tabloları daha karmaşık ve karşılaştırılabilirliği düşük bir yapıya taşıması, alternatif yatırım araçlarının sunduğu yüksek getiriler ve yabancı yatırımcı talebindeki zayıflık bu fiyatlamanın başlıca nedenleri arasında yer aldı. 2026 yılında ise dezenflasyon sürecinin daha kalıcı bir zemine oturması ve faiz indirim döngüsünün devreye girmesi, holding sektörü açısından daha elverişli bir değerleme ortamı yaratabilir. Faiz oranlarındaki gerilemenin banka dışı iştiraklerin finansman maliyetlerini aşağı çekerek operasyonel kârlılığı ve serbest nakit akışlarını desteklemesi beklenebilir. Holding yapılarının sunduğu sektörel çeşitlilik, farklı faaliyet alanlarındaki riskleri dengeleyerek büyüme potansiyelini canlı tutabilir. Bu çerçevede büyük ölçekli holdingler, yabancı yatırımcılar açısından Türkiye ekonomisine yayılmış birer yatırım aracı niteliği kazanarak makro normalleşmeyi çok boyutlu biçimde yansıtabilir. Holdinglerin 2026 yılı performansını şekillendirecek temel unsurlardan biri, iştiraklerin faaliyet gösterdiği sektörlerde öngörülen toparlanma olabilir.
Yüksek faiz koşullarından görece daha fazla etkilenen beyaz eşya ve otomotiv gibi alanların, faiz indirimleriyle birlikte yeniden ivme kazanması ve talep cephesinde bir canlanma yaşaması olası görünüyor. Portföyünde banka yer alan holdingler ise bankacılık sektöründe beklenen güçlü kâr artışı ve gerileyen fonlama maliyetlerinden doğrudan yararlanarak net aktif değer iskontolarını daraltma potansiyeline sahip olabilir. 2026 perspektifinde temettü dinamikleri de holding sektörü açısından önemli bir rol üstlenebilir. İştiraklerden sağlanan temettü gelirlerindeki artış ve solo bilançolarda nakit pozisyonlarının güçlenmesi, holdinglerin finansal esnekliğini artırabilir. Avrupa ekonomisinde öngörülen toparlanma, ihracat ağırlıklı sanayi iştiraklerinin marjlarını desteklerken, yurt içinde faiz oranlarındaki gerileme otomotiv ve beyaz eşya gibi faiz duyarlılığı yüksek alanlarda performansı yukarı çekebilir. Stratejik dönüşüm başlığında ise yenilenebilir enerji ve madencilik odaklı yatırımların holding portföyleri içinde daha görünür bir konuma taşındığı bir döneme giriliyor. Söz konusu yatırımların operasyonel katkısının 2026 itibarıyla daha net hissedilir hale gelmesi beklenebilir. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik temelli projeler, holdinglerin küresel rekabet gücünü artırarak uzun vadeli değer üretme kapasitesini güçlendirebilir. Bu çerçevede, holding hisselerinde gözlenen yüksek net aktif değer iskontolarının 2026 yılı boyunca kademeli biçimde daralması ve sektörün endeksin üzerinde bir performans sergilemesi olası görünüyor.
Şirket bazında bakıldığında, Koç Holding (KCHOL) otomotiv, finans ve rafinaj-akaryakıt faaliyetlerine yayılan dengeli portföy kompozisyonu sayesinde Türkiye'deki makro normalleşme sürecine en yüksek duyarlılığı gösteren holdinglerden biri olarak öne çıkıyor. Faiz indirimleri ile Euro Bölgesi'nden gelen toparlanma sinyalleri, bu dengeli yapının performansını destekleyici unsurlar olabilir. Sabancı Holding (SAHOL), Akbank'ın güçlü kârlılık katkısına ek olarak enerji ve sanayi segmentlerinde yürüttüğü dönüşüm süreciyle dikkat çekiyor. Enerjisa Üretim'in kurulu gücünü 2026'ya kadar 5 GW seviyesine yükseltme ve yenilenebilir enerji payını %60'a çıkarma hedefi, holding bünyesindeki gizli değerin açığa çıkması açısından önemli bir katalizör niteliği taşıyor. Doğan Holding (DOHOL), 2030 yılı için belirlediği 4 milyar dolarlık net aktif değer hedefi doğrultusunda madencilik ve yenilenebilir enerji alanlarına yoğunlaşmış durumda. Hepiyi Sigorta gibi iştiraklerin olası halka arzlarının, holdingin gizli değer anlatısını güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Alarko Holding (ALARK) ise tarım, jeotermal seracılık ve havacılık gibi yeni büyüme alanlarına yönelerek portföy yapısını çeşitlendirmeyi sürdürüyor. 2026 yılında bu faaliyet alanlarının gelir görünürlüğünün artması beklenirken, enerji segmenti holdingin finansal yapısı içinde %74'lük payıyla ana omurga olmaya devam edebilir. Genel çerçevede 2026 yılı, alternatif yatırım araçlarının cazibesinin görece azaldığı bir ortamda holding hisseleri için yeniden değerleme potansiyelinin öne çıktığı bir dönem olabilir.
Ülke risk primindeki düşüşün sürmesi ve kredi notu artış beklentilerinin güçlenmesi halinde, yabancı yatırımcı ilgisinin holding hisselerine yönelmesi ve yüksek net aktif değer iskontolarının kademeli biçimde kapanması mümkün görünüyor.