Yabancı Yatırımcının Tercih Ettiği Kurum "BIST100 2026 Hedefi 16.680 Puan"
Yabancı Yatırımcının Tercih Ettiği Kurum "BIST100 2026 Hedefi 16.680 Puan" Ünlü&CO 2026 yılı hedeflerini özetlediği strateji raporunu yayınladı. Kurum Borsa İstanbul için hedeflerini ve beklentilerini de açıkladı. Borsa için beklentiler oldukça olumlu!
14 Ocak 2026 Çarşamba 12:00
Yabancı Yatırımcının Tercih Ettiği Kurum "BIST100 2026 Hedefi 16.680 Puan" Ünlü&CO 2026 yılı hedeflerini özetlediği strateji raporunu yayınladı. Kurum Borsa İstanbul için hedeflerini ve beklentilerini de açıkladı. Borsa için beklentiler oldukça olumlu!
Kurum İstanbul Borsası'ndan oldukça yüksek beklentiler içinde. BIST100 endeksi için %37 oranında yükseliş potansiyeli tespit eden kurum endeks için 16.680 puan beklentisi içinde.
2026'da kar momentumu muhtemelen toparlanacak: 2024-25'in düşük bazından sonra 2026'da kar momentumunun toparlanmasını bekliyoruz. ABD doları bazında, kapsamımızdaki hisseler için net kar büyümesini %21 olarak öngörüyoruz (2025T: %6). Bu tahmin; bankalar dışı tarafta %14 büyüme (2025T: %-7) ve bankalarda %27 artış (2025T: %+25) varsayımımıza dayanıyor.
Değerlemeler hala cazip seviyelerde: Türk hisse senetleri, 2025'te benzerlerine kıyasla belirgin şekilde zayıf performans gösterdi. BIST 100, PD/DD bazında gelişen piyasalara (EM) göre %54 iskontoyla işlem görüyor (5 yıllık ortalama: %38, 10 yıllık ortalama: %34).
Politika, 2026 için en büyük risk olarak öne çıkmakta: Ekonomi politikalarının uygulanmasında süreklilik ve iç siyasi gündem temel risk olmaya devam ediyor. 2027-2028'e yaklaşırken olası seçim öncesi gevşeme, volatiliteyi yeniden artırabilir.
Endeks hedefini 16.680'e yükseltiyoruz (yaklaşık 37% yükseliş potansiyeli).
2026 makro görünümü görece dengeli ve öngörülebilir bir çerçeve sunmakta: 2026'ya girerken, Türkiye'nin makroekonomik görünümünün görece dengeli ve öngörülebilir bir çerçeve sunduğunu düşünüyoruz. Yıllık enflasyonun 2025'teki %30.9 seviyesinden yaklaşık %24'e gerilemesini bekliyoruz (TCMB'nin ara hedefi %16). Bu gerilemenin ağırlıklı olarak yılın ikinci yarısında gerçekleşeceğini, pozitif reel faizler ve mali disiplinin bu süreci destekleyeceğini öngörüyoruz. TCMB'nin kademeli faiz indirimleri uygulamasını ve politika faizini yaklaşık %30 seviyesinde tamamlamasını beklerken, enflasyon beklentilerinde süregelen güvenilirlik açığı nedeniyle ihtiyatlı duruşun korunacağını değerlendiriyoruz. Swap hariç USD 60 mlr'ı aşan güçlü rezervlerin desteğiyle kur istikrarının öncelik olmaya devam edeceğini, USD/TL'nin yaklaşık 52 seviyesinde oluşacağını ve reel kurun nötr bir patikada ilerleyeceğini tahmin ediyoruz. Büyümenin ise gevşeyen finansman koşulları ve iyileşen öncü göstergelerin desteğiyle yaklaşık %4.5 seviyesinde dirençli kalmasını bekliyoruz.
2026, Türk hisse senetleri için daha iyi bir yıl olabilir: 2026'da Türkiye hisse piyasasının daha güçlü bir performans sergilemesini bekliyoruz. Bu beklentimizi; devam eden dezenflasyon, hem yurt içinde hem küreselde beklenen parasal gevşeme, daha istikrarlı bir TL, ve makul büyüme görünümü destekliyor. Potansiyel olarak zayıflayan bir ABD doları, gelişen piyasalara akımları destekleyebilir. EUR'nun değer kazanması ise, Avrupa'ya anlamlı maruziyeti olan Türk ihracatçıların rekabetçiliğini artırarak olumlu bir unsur olabilir. Reel ekonomi tarafında; bölgesel yeniden inşa ve altyapı faaliyetleri (Suriye, Gazze ve potansiyel olarak Rusya-Ukrayna) ile Almanya'nın EUR 500 mlr'lık altyapı fonu, Türk sanayi ve inşaat bağlantılı şirketler için ilave talep yaratabilir. Emtia fiyat görünümü de Türkiye piyasası için destekleyici olabilir: daha düşük petrol fiyatları, enflasyon ve cari denge dinamiklerine katkı sağlarken, daha yüksek altın fiyatları hem TCMB rezervlerini, hem de hanehalkı servet etkisi üzerinden iç talebi destekleyebilir. Para piyasası fonu getirilerinin yaklaşık %40'a (reel olarak yaklaşık %13) gerilemesini bekliyoruz; bu da 2025'teki yaklaşık %55 nominal ve %18 reel seviyelerinden düşüş anlamına gelirken, hisse senetlerine kıyasla fırsat maliyetini azaltabilir. Bununla birlikte, iç siyaset temel risk olmaya devam ederken, 2027-2028'e yaklaşırken olası seçim öncesi gevşeme volatiliteyi yeniden artırabilir. Genel olarak, 2026'nın 2025'teki zayıf performansa kıyasla daha elverişli bir zemin sunduğunu düşünüyoruz.
Dezenflasyon belirleyici unsur olmaya devam etmektedir: 2024-2025'te olduğu gibi, 2026'da da dezenflasyonun hızı Türkiye hisse performansının temel belirleyicisi olacaktır. Geçmişte yapışkan/yüksek enflasyon, faiz indirimlerini tekrar tekrar öteledi; bu da çarpanları ve risk iştahını baskıladı. Piyasanın yönü, dezenflasyonun beklentileri karşılayıp karşılamayacağına ve TCMB'ye gevşeme alanı yaratıp yaratmayacağına bağlı olacaktır. TÜFE'nin 2026 sonu itibarıyla yaklaşık %23.9'a gerilemesini öngörüyoruz (%31 2025, %44 2024 ve %65 2023). Bu çerçevede, politika faizinin mevcut %38 seviyesinden yıl sonuna kadar %30'a gerilemesine imkan oluşacağını düşünüyoruz.
Küresel parasal gevşeme destek unsuru: Küreselde faiz indirimlerinin 2026 boyunca devam etmesini bekliyoruz. Fed'in 50 baz puan indirim yapacağını, ECB'nin sabit kalacağını, BoE'nin ise 50 baz puan indirim yapacağını varsayıyoruz. Bu çerçevenin, finansal koşulları genel olarak riskli varlıklar için destekleyici tutmasını ve Türkiye varlıkları için ek bir olumlu unsur yaratmasını bekliyoruz. Tarihsel olarak Fed'in gevşeme döngüleri, küresel likiditeyi ve risk iştahını artırma eğilimindedir; bu da Türkiye gibi gelişen piyasalara portföy akımlarını teşvik edebilir ve Türkiye hisse senetlerine talebi destekleyebilir.
Kurum İstanbul Borsası'ndan oldukça yüksek beklentiler içinde. BIST100 endeksi için %37 oranında yükseliş potansiyeli tespit eden kurum endeks için 16.680 puan beklentisi içinde.
Ünlü&CO 2026 yılı beklentiler raporu
2026, Türk hisse senetleri için daha iyi bir yıl olabilir: Türk hisse senedi piyasasının 2026'da daha güçlü bir performans sergilemesini bekliyoruz; bu beklenti, devam eden dezenflasyon, hem yurtiçinde hem de küresel ölçekte öngörülen parasal gevşeme ve istikrarlı bir TL ile makul düzeyde ekonomik büyüme tarafından desteklenmektedir. Potansiyel olarak zayıf bir ABD doları, gelişmekte olan piyasalara sermaye girişlerini destekleyebilirken, Euro'nun değer kazanması, Avrupa'ya önemli ölçüde ihracat yapan Türk şirketleri için rekabetçiliği artırarak olumlu olacaktır. Reel ekonomi tarafında, bölgesel yeniden yapılandırma ve altyapı faaliyetleri (Suriye, Gazze ve potansiyel olarak Rusya-Ukrayna) ile Almanya'nın 500 milyar Euro'luk altyapı fonu, Türk sanayi ve inşaat bağlantılı şirketler için ek talep yaratabilir. Emtia fiyatlarına ilişkin görünüm de Türk piyasası için olumlu etkiler sağlayabilir: düşük petrol fiyatları Türkiye'nin enflasyon ve cari denge dinamiklerini desteklerken, yüksek altın fiyatları hem TCMB rezervlerini hem de hanehalkı servet etkisi yoluyla iç talebi destekleyebilir. Öte yandan, para piyasası fonu getirilerinin yaklaşık %40'a (reel olarak yaklaşık %13) gerilemesini bekliyoruz. Bu oran, 2025'teki yaklaşık %55 nominal ve %18 reel seviyelerinden düşüşe işaret ederken, hisse senetlerine kıyasla fırsat maliyetini de azaltıyor.2026'da kar momentumu muhtemelen toparlanacak: 2024-25'in düşük bazından sonra 2026'da kar momentumunun toparlanmasını bekliyoruz. ABD doları bazında, kapsamımızdaki hisseler için net kar büyümesini %21 olarak öngörüyoruz (2025T: %6). Bu tahmin; bankalar dışı tarafta %14 büyüme (2025T: %-7) ve bankalarda %27 artış (2025T: %+25) varsayımımıza dayanıyor.
Değerlemeler hala cazip seviyelerde: Türk hisse senetleri, 2025'te benzerlerine kıyasla belirgin şekilde zayıf performans gösterdi. BIST 100, PD/DD bazında gelişen piyasalara (EM) göre %54 iskontoyla işlem görüyor (5 yıllık ortalama: %38, 10 yıllık ortalama: %34).
Politika, 2026 için en büyük risk olarak öne çıkmakta: Ekonomi politikalarının uygulanmasında süreklilik ve iç siyasi gündem temel risk olmaya devam ediyor. 2027-2028'e yaklaşırken olası seçim öncesi gevşeme, volatiliteyi yeniden artırabilir.
Endeks hedefini 16.680'e yükseltiyoruz (yaklaşık 37% yükseliş potansiyeli).
2026 makro görünümü görece dengeli ve öngörülebilir bir çerçeve sunmakta: 2026'ya girerken, Türkiye'nin makroekonomik görünümünün görece dengeli ve öngörülebilir bir çerçeve sunduğunu düşünüyoruz. Yıllık enflasyonun 2025'teki %30.9 seviyesinden yaklaşık %24'e gerilemesini bekliyoruz (TCMB'nin ara hedefi %16). Bu gerilemenin ağırlıklı olarak yılın ikinci yarısında gerçekleşeceğini, pozitif reel faizler ve mali disiplinin bu süreci destekleyeceğini öngörüyoruz. TCMB'nin kademeli faiz indirimleri uygulamasını ve politika faizini yaklaşık %30 seviyesinde tamamlamasını beklerken, enflasyon beklentilerinde süregelen güvenilirlik açığı nedeniyle ihtiyatlı duruşun korunacağını değerlendiriyoruz. Swap hariç USD 60 mlr'ı aşan güçlü rezervlerin desteğiyle kur istikrarının öncelik olmaya devam edeceğini, USD/TL'nin yaklaşık 52 seviyesinde oluşacağını ve reel kurun nötr bir patikada ilerleyeceğini tahmin ediyoruz. Büyümenin ise gevşeyen finansman koşulları ve iyileşen öncü göstergelerin desteğiyle yaklaşık %4.5 seviyesinde dirençli kalmasını bekliyoruz.
2026, Türk hisse senetleri için daha iyi bir yıl olabilir: 2026'da Türkiye hisse piyasasının daha güçlü bir performans sergilemesini bekliyoruz. Bu beklentimizi; devam eden dezenflasyon, hem yurt içinde hem küreselde beklenen parasal gevşeme, daha istikrarlı bir TL, ve makul büyüme görünümü destekliyor. Potansiyel olarak zayıflayan bir ABD doları, gelişen piyasalara akımları destekleyebilir. EUR'nun değer kazanması ise, Avrupa'ya anlamlı maruziyeti olan Türk ihracatçıların rekabetçiliğini artırarak olumlu bir unsur olabilir. Reel ekonomi tarafında; bölgesel yeniden inşa ve altyapı faaliyetleri (Suriye, Gazze ve potansiyel olarak Rusya-Ukrayna) ile Almanya'nın EUR 500 mlr'lık altyapı fonu, Türk sanayi ve inşaat bağlantılı şirketler için ilave talep yaratabilir. Emtia fiyat görünümü de Türkiye piyasası için destekleyici olabilir: daha düşük petrol fiyatları, enflasyon ve cari denge dinamiklerine katkı sağlarken, daha yüksek altın fiyatları hem TCMB rezervlerini, hem de hanehalkı servet etkisi üzerinden iç talebi destekleyebilir. Para piyasası fonu getirilerinin yaklaşık %40'a (reel olarak yaklaşık %13) gerilemesini bekliyoruz; bu da 2025'teki yaklaşık %55 nominal ve %18 reel seviyelerinden düşüş anlamına gelirken, hisse senetlerine kıyasla fırsat maliyetini azaltabilir. Bununla birlikte, iç siyaset temel risk olmaya devam ederken, 2027-2028'e yaklaşırken olası seçim öncesi gevşeme volatiliteyi yeniden artırabilir. Genel olarak, 2026'nın 2025'teki zayıf performansa kıyasla daha elverişli bir zemin sunduğunu düşünüyoruz.
Dezenflasyon belirleyici unsur olmaya devam etmektedir: 2024-2025'te olduğu gibi, 2026'da da dezenflasyonun hızı Türkiye hisse performansının temel belirleyicisi olacaktır. Geçmişte yapışkan/yüksek enflasyon, faiz indirimlerini tekrar tekrar öteledi; bu da çarpanları ve risk iştahını baskıladı. Piyasanın yönü, dezenflasyonun beklentileri karşılayıp karşılamayacağına ve TCMB'ye gevşeme alanı yaratıp yaratmayacağına bağlı olacaktır. TÜFE'nin 2026 sonu itibarıyla yaklaşık %23.9'a gerilemesini öngörüyoruz (%31 2025, %44 2024 ve %65 2023). Bu çerçevede, politika faizinin mevcut %38 seviyesinden yıl sonuna kadar %30'a gerilemesine imkan oluşacağını düşünüyoruz.
Küresel parasal gevşeme destek unsuru: Küreselde faiz indirimlerinin 2026 boyunca devam etmesini bekliyoruz. Fed'in 50 baz puan indirim yapacağını, ECB'nin sabit kalacağını, BoE'nin ise 50 baz puan indirim yapacağını varsayıyoruz. Bu çerçevenin, finansal koşulları genel olarak riskli varlıklar için destekleyici tutmasını ve Türkiye varlıkları için ek bir olumlu unsur yaratmasını bekliyoruz. Tarihsel olarak Fed'in gevşeme döngüleri, küresel likiditeyi ve risk iştahını artırma eğilimindedir; bu da Türkiye gibi gelişen piyasalara portföy akımlarını teşvik edebilir ve Türkiye hisse senetlerine talebi destekleyebilir.