Tüm Aracı Kurum Raporlarını Değerlendirdi! En Çok Kazandıracak Banka Hissesi!
Tüm Aracı Kurum Raporlarını Değerlendirdi! En Çok Kazandıracak Banka Hissesi! Midas Araştırma borsada açıklanmış olan bütün hedef fiyat raporlarını değerlendirdi. Borsanın banka hisseleri mercek altına alındı ve en çok kazandırması beklenen banka hisseleri tespit edildi.
22 Ocak 2026 Perşembe 20:45
Tüm Aracı Kurum Raporlarını Değerlendirdi! En Çok Kazandıracak Banka Hissesi! Midas Araştırma borsada açıklanmış olan bütün hedef fiyat raporlarını değerlendirdi. Borsanın banka hisseleri mercek altına alındı ve en çok kazandırması beklenen banka hisseleri tespit edildi.
Borsada her gün bir çok hedef fiyat raporu yayınlanır. Midas Araştırma bu yayınlanan hedef fiyat rakamlarını genel bir değerlendirmeye aldı. Borsa aracı kurumlarının en çok kazandıracağını tespit ettikleri banka hisselerini tespit etti.
Bu hisseler: GARAN, AKBNK, ISCTR, YKBNK, VAKBN, HALKB.
2023 sonrasında uygulamaya alınan sıkı para ve maliye politikalarının gecikmeli etkileri büyük ölçüde fiyatlandı, sektör 2025 yılı boyunca yüksek fonlama maliyetlerinin baskısı altında dayanıklılığını test etti. Bu sürecin ardından 2026'da bankacılık sektörünün daha öngörülebilir ve destekleyici bir makro çerçevede faaliyet göstermesi mümkün görünüyor.
Özellikle üçüncü çeyrek finansallarında yukarı yönlü bir eğilim sergilemeye başlayan büyük özel bankaların özkaynak kârlılıklarının, bu eğilimi 2026 yılı boyunca da sürdürmesi beklenebilir. Faiz indirim döngüsüyle birlikte fonlama maliyetlerinde yaşanacak gerileme sonucunda net faiz marjlarında yıllık bazda ortalama 1,5 puanlık bir toparlanma izlenebilir.
Para politikası cephesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yürütülen kademeli faiz indirim süreci 2026 yılında sektör dinamikleri açısından temel belirleyicilerden biri olabilir. Kurumsal projeksiyonlar, politika faizinin yıl sonuna doğru %28 seviyelerine gerileyebileceğine işaret ediyor.
Mevduat vadelerinin kredi vadelerine göre daha kısa olması nedeniyle, faiz oranlarındaki düşüşlerin fonlama maliyetlerini kredi getirilerine kıyasla daha hızlı aşağı çekmesi beklenebilir.
Kredi büyümesi tarafında ise 2026 yılının ilk yarısında sıkı kredi sınırlamalarının korunması, yılın ikinci yarısında ise finansal koşullardaki gevşemeyle uyumlu şekilde kademeli bir esneme olası. Bu çerçevede TL kredilerde büyümeler gerçekleşebilir. Büyümenin ağırlıklı olarak bireysel kredilerden kaynaklanması bankaları ekonomik toparlanmanın finansmanında yeniden merkezi bir konuma taşıyabilir.
Sıkı para politikasının gecikmeli etkileriyle yılın ilk aylarında takipteki kredi oranlarında sınırlı bir yükseliş görülebilir.
Önceki dönemlerde ayrılan yüksek karşılıklar güçlü bir tampon oluştururken, yabancı para zorunlu karşılık oranlarında yapılacak indirimin 2026 yılının başında devreye girmesi likidite yönetimini rahatlatabilir. Faiz oranlarındaki gerilemeyle birlikte kredi risk maliyetinin yılın İkinci yarısından itibaren iyileşmesi beklenebilir.
Sermaye yapısı ve kârlılık boyutunda sektör, güçlü sermaye yeterlilik oranları sayesinde büyümeyi destekleyebilecek bir kapasiteye sahip. Büyük ölçekli özel bankalarda 2025 yılının ikinci yarısında başlayan özkaynak kârlılığındaki toparlanmanın 2026 yılı boyunca sürmesi olası.
CDS primlerinde kaydedilen gerileme ve dış borçlanma koşullarındaki iyileşme fonlama tarafını desteklerken, KKM'nin büyük ölçüde sistem dışına çıkmış olması mevduat kompozisyonunu sadeleştirerek bilanço yönetimini güçlendirdi.
Değerleme perspektifinden bakıldığında, Türk bankacılık hisseleri gelişmekte olan ülke muadillerine kıyasla hâlen iskontolu seviyelerden işlem görüyor. Ülke risk primindeki iyileşmenin devam etmesi durumunda, 2026 yılı bankacılık sektörü açısından kârlılığın güç kazandığı ve yeniden fiyatlamanın ön plana çıktığı bir denge yılı olabilir.
Akbank (AKBNK) Kısa vadeli fonlama yapısı ve güçlü sermayesi sayesinde faiz indirim döngüsünden en hızlı faydalanan bankalar arasında yer alıyor. Mevduat maliyetlerinin hızla düşmesiyle kredi makasını açarak kârlılığını artırıyor ve değerleme çarpanları açısından potansiyel sunabilir.
Garanti BBVA (GARAN) Sektörün en yüksek özkaynak kârlılığı oranlarından birini sürdürülebilir şekilde üretiyor. Ödeme sistemlerindeki liderliği sayesinde komisyon gelirlerini güçlü tutarken, aktif kalitesini koruyan yaklaşımı bankayı 2026 yılında öne çıkarabilir.
Yapı Kredi Bankası (YKBNK) Geniş vadesiz mevduat tabanı sayesinde faizler düştüğünde fonlama maliyetlerini rakiplerine göre daha hızlı aşağı çekiyor. Bu yapı, net faiz marjının hızla toparlanmasını sağlarken dijital kanallardan elde ettiği verimlilikle kârlılığını destekleyebilir.
İş Bankası (ISCTR) Büyük ölçeği ve iştirak portföyünden gelen temettü katkısı ile iyi bir performans sergilemeyi sürdürüyor. Dengeli aktif-pasif yönetimi piyasa dalgalanmalarına karşı direncini artırırken, faiz indirim sürecinde marjlarında toparlanma görülebilir.
Vakıfbank (VAKBN) Kamu bankası olmanın getirdiği ölçek avantajinı kullanıyor ve faizlerin düşmesiyle birlikte marjlarında iyileşme kaydediyor. Maaş ödemeleri gibi istikrarlı fon kaynakları likidite yönetimini kolaylaştırıyor.
Halkbank (HALKB) KOBİ odaklı iş modeli sayesinde ekonomik aktivitedeki canlanmadan doğrudan etkileniyor. Faiz indirimleriyle birlikte artan kredi talebi hacim büyümesini desteklerken, ana faaliyet kârlarında toparlanma beklenebilir.
Borsada her gün bir çok hedef fiyat raporu yayınlanır. Midas Araştırma bu yayınlanan hedef fiyat rakamlarını genel bir değerlendirmeye aldı. Borsa aracı kurumlarının en çok kazandıracağını tespit ettikleri banka hisselerini tespit etti.
Bu hisseler: GARAN, AKBNK, ISCTR, YKBNK, VAKBN, HALKB.
Midas Araştırma bankacılık raporu
2026 yılı, bankacılık sektörü açısından makroekonomik dengelenmenin çıktılarının daha belirgin hissedildiği, belirsizlik alanlarının daraldığı ve operasyonel kârlılığın yeniden ön plana çıktığı bir normalleşme ve yeniden fiyatlama dönemi olabilir.2023 sonrasında uygulamaya alınan sıkı para ve maliye politikalarının gecikmeli etkileri büyük ölçüde fiyatlandı, sektör 2025 yılı boyunca yüksek fonlama maliyetlerinin baskısı altında dayanıklılığını test etti. Bu sürecin ardından 2026'da bankacılık sektörünün daha öngörülebilir ve destekleyici bir makro çerçevede faaliyet göstermesi mümkün görünüyor.
Özellikle üçüncü çeyrek finansallarında yukarı yönlü bir eğilim sergilemeye başlayan büyük özel bankaların özkaynak kârlılıklarının, bu eğilimi 2026 yılı boyunca da sürdürmesi beklenebilir. Faiz indirim döngüsüyle birlikte fonlama maliyetlerinde yaşanacak gerileme sonucunda net faiz marjlarında yıllık bazda ortalama 1,5 puanlık bir toparlanma izlenebilir.
Para politikası cephesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yürütülen kademeli faiz indirim süreci 2026 yılında sektör dinamikleri açısından temel belirleyicilerden biri olabilir. Kurumsal projeksiyonlar, politika faizinin yıl sonuna doğru %28 seviyelerine gerileyebileceğine işaret ediyor.
Mevduat vadelerinin kredi vadelerine göre daha kısa olması nedeniyle, faiz oranlarındaki düşüşlerin fonlama maliyetlerini kredi getirilerine kıyasla daha hızlı aşağı çekmesi beklenebilir.
Kredi büyümesi tarafında ise 2026 yılının ilk yarısında sıkı kredi sınırlamalarının korunması, yılın ikinci yarısında ise finansal koşullardaki gevşemeyle uyumlu şekilde kademeli bir esneme olası. Bu çerçevede TL kredilerde büyümeler gerçekleşebilir. Büyümenin ağırlıklı olarak bireysel kredilerden kaynaklanması bankaları ekonomik toparlanmanın finansmanında yeniden merkezi bir konuma taşıyabilir.
Sıkı para politikasının gecikmeli etkileriyle yılın ilk aylarında takipteki kredi oranlarında sınırlı bir yükseliş görülebilir.
Önceki dönemlerde ayrılan yüksek karşılıklar güçlü bir tampon oluştururken, yabancı para zorunlu karşılık oranlarında yapılacak indirimin 2026 yılının başında devreye girmesi likidite yönetimini rahatlatabilir. Faiz oranlarındaki gerilemeyle birlikte kredi risk maliyetinin yılın İkinci yarısından itibaren iyileşmesi beklenebilir.
Sermaye yapısı ve kârlılık boyutunda sektör, güçlü sermaye yeterlilik oranları sayesinde büyümeyi destekleyebilecek bir kapasiteye sahip. Büyük ölçekli özel bankalarda 2025 yılının ikinci yarısında başlayan özkaynak kârlılığındaki toparlanmanın 2026 yılı boyunca sürmesi olası.
CDS primlerinde kaydedilen gerileme ve dış borçlanma koşullarındaki iyileşme fonlama tarafını desteklerken, KKM'nin büyük ölçüde sistem dışına çıkmış olması mevduat kompozisyonunu sadeleştirerek bilanço yönetimini güçlendirdi.
Değerleme perspektifinden bakıldığında, Türk bankacılık hisseleri gelişmekte olan ülke muadillerine kıyasla hâlen iskontolu seviyelerden işlem görüyor. Ülke risk primindeki iyileşmenin devam etmesi durumunda, 2026 yılı bankacılık sektörü açısından kârlılığın güç kazandığı ve yeniden fiyatlamanın ön plana çıktığı bir denge yılı olabilir.
Akbank (AKBNK) Kısa vadeli fonlama yapısı ve güçlü sermayesi sayesinde faiz indirim döngüsünden en hızlı faydalanan bankalar arasında yer alıyor. Mevduat maliyetlerinin hızla düşmesiyle kredi makasını açarak kârlılığını artırıyor ve değerleme çarpanları açısından potansiyel sunabilir.
Garanti BBVA (GARAN) Sektörün en yüksek özkaynak kârlılığı oranlarından birini sürdürülebilir şekilde üretiyor. Ödeme sistemlerindeki liderliği sayesinde komisyon gelirlerini güçlü tutarken, aktif kalitesini koruyan yaklaşımı bankayı 2026 yılında öne çıkarabilir.
Yapı Kredi Bankası (YKBNK) Geniş vadesiz mevduat tabanı sayesinde faizler düştüğünde fonlama maliyetlerini rakiplerine göre daha hızlı aşağı çekiyor. Bu yapı, net faiz marjının hızla toparlanmasını sağlarken dijital kanallardan elde ettiği verimlilikle kârlılığını destekleyebilir.
İş Bankası (ISCTR) Büyük ölçeği ve iştirak portföyünden gelen temettü katkısı ile iyi bir performans sergilemeyi sürdürüyor. Dengeli aktif-pasif yönetimi piyasa dalgalanmalarına karşı direncini artırırken, faiz indirim sürecinde marjlarında toparlanma görülebilir.
Vakıfbank (VAKBN) Kamu bankası olmanın getirdiği ölçek avantajinı kullanıyor ve faizlerin düşmesiyle birlikte marjlarında iyileşme kaydediyor. Maaş ödemeleri gibi istikrarlı fon kaynakları likidite yönetimini kolaylaştırıyor.
Halkbank (HALKB) KOBİ odaklı iş modeli sayesinde ekonomik aktivitedeki canlanmadan doğrudan etkileniyor. Faiz indirimleriyle birlikte artan kredi talebi hacim büyümesini desteklerken, ana faaliyet kârlarında toparlanma beklenebilir.