Yapı Kredi'nin BİST'te 2026 Odağı Hisse Bazlı Hikayeler Olacak

Yapı Kredi'nin BİST'te 2026 odağı hisse bazlı hikayeler olacak. Aracı kurum, 2026 yılına yönelik değerlendirme yaptığı raporunda iskonto, yabancı yatırımcı ve bilançolar üzerinde durdu.

16 Ocak 2026 Cuma 14:15

Yapı Kredi'nin BİST'te 2026 odağı hisse bazlı hikayeler olacak. Aracı kurum, 2026 yılına yönelik değerlendirme yaptığı raporunda iskonto, yabancı yatırımcı ve bilançolar üzerinde durdu.

Borsa İstanbul aracı kurumlarından Yapı Kredi Yatırım, 2026 görünüm raporunda BİST Görünüm'e ilişkin analizler gerçekleştirdi. Yapı Kredi, "Değerlemeler: Yüksek iskontolar nereye gitti?" ifadesini kullandı.

  • "Son üç-dört yıldır, bizim de dahil olduğumuz piyasa konsensüsü, Borsa İstanbul'un benzer ülkelere kıyasla optik olarak iskontolu görünen manşet çarpanlarını, yukarı yönlü potansiyelden ziyade aşağı yönlü riskleri sınırlayan bir unsur olarak değerlendirmekteydi. Ancak geriye dönük bakıldığında, bu anlatının giderek daha fazla sorgulanabilir hale geldiğini düşünüyoruz. Geçmiş çarpanlar bazında Borsa İstanbul, MSCI Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelere anlamlı ölçüde gerisinde performans gösterdiği bir dönemde dahi benzer ülkelere kıyasla primli bir görünüm sunuyor."
  • "Bu çarpan genişlemesinin temelinde, raporlanan kârlılıktaki belirgin daralma yer alıyor. Söz konusu daralma yalnızca enflasyon muhasebesinin yarattığı bozulmalardan değil, aynı zamanda uzun süre yüksek seyreden faiz ortamının finansman giderleri üzerindeki baskısından da kaynaklanıyor. Artan finansman maliyetleri net kârlılığı aşağı çekerken, manşet F/K çarpanlarını mekanik olarak yukarı itiyor. Bu durum, piyasanın pahalı olduğu anlamına gelmese de, geriye dönük çarpanlara dayalı “yapısal ucuzluk” argümanını zayıflatıyor."

  • "İleriye dönük bakıldığında ise, Borsa İstanbul'un 2026 beklentilerine göre halen benzer ülkelere kıyasla iskontolu işlem gördüğünü not ediyoruz. Bununla birlikte, yüksek enflasyon ortamında hem enflasyon muhasebesi etkilerinin hem de yüksek reel faizlerin kazanç görünürlüğünü bozduğu bir zeminde tahminlerin anlamı büyük ölçüde aşınmış durumda. Bu tablo, manşet ve toplulaştırılmış değerleme karşılaştırmalarının ne kadar yanıltıcı olabileceğini açık şekilde ortaya koyuyor. Bizim açımızdan, yüksek reel faizler, zayıf büyüme dinamikleri ve yüksek sermaye maliyeti dikkate alındığında, piyasanın iskontolu işlem görmesi rasyonel. Asıl soru, bu iskontonun zaman içinde nasıl evrileceği ve şirketler arasında nasıl ayrışacağıdır. Önümüzdeki dönemde değerleme desteğinin, endeks seviyesindeki çarpanlardan ziyade; bilanço dayanıklılığı, finansman maliyetlerine duyarlılık ve kâr kalitesi gibi şirket özelinde faktörlerden gelmesini bekliyoruz."

Borsa'da Yabancı İlgisi Önemli, Zamanlaması Belirsiz

  • "Yabancı yatırımcı payı tarihsel olarak düşük seviyelerde ve bu durum teorik bir yukarı potansiyel yaratıyor. Ancak yabancı girişlerinin doğrusal ya da endeks bazlı bir biçimde geri dönmesini beklemiyoruz."
  • "2026'da, gerçekleşmesi halinde, girişlerin dönemsel ve seçici olacağını; likiditesi yüksek, net kar görünümü güçlü, döviz nakit akımlarına ve kurumsal iletişimi Güçlü hisseleri tercih edeceğini düşünüyoruz. Cazip alternatif getiriler nedeniyle yerli yatırımcıların endeks genelinde kalıcı bir momentum yaratması ise zor görünüyor."

Borsa İstanbul'da 2026 Beklentilerileri

  • "Manşet değerlemeler görece cazip görünse de, BIST 2026'ya TL bazında ~ 1,5 yıllık yatay seyir ve USD bazında kalıcı zayıflık sonrası giriyor. Yüksek reel TL faizleri, özellikle yerli yatırımcılar için hâlen güçlü bir alternatif sunuyor. Bu nedenle, dış kaynaklı girişler ya da enflasyon beklentilerinde net bir kırılma olmadan, geniş katılımlı bir yükseliş için belirgin bir katalizöre sahip olmadığını düşünüyoruz."
  • "2026'da hisse performanslarının yön değil ayrışma tarafından belirleneceğini öngörüyoruz. Güçlü net kar, yönetilebilir borçluluk ve sağlam nakit üretimine sahip şirketlerin yatırımcı çekme olasılığı daha yüksek. Buna karşılık, bilanço enflasyonu etkilerine ya da uzun tahsilat sürelerine dayanan iş modelleri artan bir sorgulamayla karşı karşıya kalacaktır. "

Net Karlar Ayrıştırıcı Hale Geliyor

  • "2026'da enflasyon muhasebesi etkilerinin daha da zayıflamasıyla birlikte, raporlanan kârlılık ile ekonomik kar arasındaki fark daha görünür hale geliyor. Önceki yıllarda stok değerlemeleri ya da net parasal pozisyon kazançlarından faydalanan şirketler artık normalleşme sürecine giriyor. Bu ortamda VAFÖK'ün nakde dönüşüm oranı yatırımcılar için temel odak noktası haline geliyor. Bu eğilim 2025 fiyatlamalarında zaten görülmeye başlamıştı ve 2026'da daha da güçlenmesini bekliyoruz."

Bilanço Riski Olmadan Faiz Duyarlılığı

  • "Gevşeme döngüsü marjinal olarak destekleyici olsa da, faiz duyarlılığı artık genel bir olumlu faktör değil. Yüksek reel faiz ortamında piyasa daha seçici davranıyor; düşük fonlama maliyetlerinin net kar sürdürülebilirliğini güçlendirdiği şirketler öne çıkarken, yüksek borçluluk ya da agresif refinansman varsayımlarına dayalı iş modelleri, nominal faizler düşse bile kırılgan kalıyor."
  • "Özetle, 2026'ya aktif ve taktiksel bir konumlanma yılı olarak yaklaşmak en doğrusu. Fırsatlar ortaya çıkacaktır; ancak bunların düzensiz ve kesintili olması muhtemeldir. Kârlılık görünürlüğü ve bilanço kalitesi en güçlü olan sektörlerde seçici pozisyonlanmayı tercih ediyoruz. Buna yüksek kaliteli finansallar (AKBNK, ANHYT), fiyatlama gücü ve disiplinli nakit yönetimine sahip büyük ölçekli tüketici şirketleri (BIMAS, MGROS, MAVI, ULKER, TABGD), savunma bağlantılı şirketler (OTKAR, ASELS), güvenilir sipariş birikimine ya da yurtdışı operasyonlarında yüksek marjlara sahip sanayi şirketleri (AKSEN, ENKAI) ve havacılık (THYAO, TAVHL, PGSUS) dahildir."
  • "Yüksek borçluluğa sahip döngüsel şirketler ile tamamen yurtiçi talebe bağlı ihtiyari tüketim şirketleri, yüksek reel faiz ortamında kırılgan kalmaya devam etmektedir. Nihayetinde odağımız, geniş tematik pozisyonlanmalardan ziyade hisse bazlı hikayeler üzerindedir."