Borsanın En Ucuz Hisseleri! PD/DD 1'in Altında!

Borsa İstanbul'da şirket değerlemelerine bakıldığında, PD/DD oranı 1'in altında kalan hisselerin sayısı dikkat çekici seviyelere ulaşmış durumda. Piyasanın, şirketlerin özsermayelerine biçtiği değeri yansıtan bu oran; özellikle son dört çeyrek net kâr, özsermaye büyüklüğü ve piyasa değeri birlikte incelendiğinde belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor.

13 Ocak 2026 Salı 22:06

Borsanın En Ucuz Hisseleri! PD/DD 1'in Altında!

Borsa İstanbul'da şirket değerlemelerine bakıldığında, PD/DD oranı 1'in altında kalan hisselerin sayısı dikkat çekici seviyelere ulaşmış durumda. Piyasanın, şirketlerin özsermayelerine biçtiği değeri yansıtan bu oran; özellikle son dört çeyrek net kâr, özsermaye büyüklüğü ve piyasa değeri birlikte incelendiğinde belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor.

Ulaştırmadan sanayiye, holdinglerden bankacılığa uzanan geniş bir yelpazede; benzer çarpanlara rağmen oldukça farklı bilanço profilleri öne çıkıyor. Bazı şirketlerde güçlü kârlılık düşük PD/DD ile fiyatlanırken, bazı hisselerde ise zarar yazan bilançolara rağmen yüksek özsermaye büyüklüğü fiyatı ayakta tutan ana unsur olarak öne çıkıyor. Bu tablo, yatırımcı tarafında “iskonto nereden kaynaklanıyor?” sorusunu daha görünür hâle getiriyor.

Düşük PD/DD Tek Başına Ucuzluk Anlamına Gelmiyor

PD/DD oranının 1'in altına gerilemesi, her zaman doğrudan “ucuzluk” anlamı taşımıyor. Net kâr sürekliliği, FAVÖK üretme kapasitesi, borçluluk seviyesi ve temettü politikası birlikte değerlendirildiğinde çarpanlar anlam kazanıyor.

Operasyonel kârlılığı güçlü, nakit akışı üreten ve borç yönetimi kontrollü şirketlerde görülen PD/DD iskontosu, piyasa algısına bağlı geçici bir fiyatlama olarak okunabiliyor. Buna karşılık; zarar eden veya kârlılığı baskı altında kalan şirketlerde düşük çarpan, çoğu zaman risk primi olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle aynı oran, her şirket için aynı anlama gelmiyor.

PD/DD'si 1'in Altında Kalan Öne Çıkan Şirketler

Son finansal veriler ışığında, PD/DD oranı 1'in altında bulunan ve farklı bilanço dinamikleriyle ayrışan bazı şirketler şöyle sıralanıyor:

  • Türk Hava Yolları (THYAO) – PD/DD 0,48
    105,6 milyar TL net kâr ve güçlü FAVÖK üretimine rağmen piyasa değeri özsermaye altında fiyatlanıyor.

  • Kardemir D (KRDMD) – PD/DD 0,49
    Zarar eden net kâr yapısı fiyatlama üzerinde baskı oluştururken, yüksek halka açıklık oranı dikkat çekiyor.

  • Şişecam (SISE) – PD/DD 0,53
    Yüksek özsermaye yapısına karşın zayıflayan kârlılık çarpan üzerinde belirleyici oluyor.

  • Sabancı Holding (SAHOL) – PD/DD 0,57
    Holding bazında konsolide zarar, piyasa algısını sınırlayan ana faktör.

  • Ereğli Demir ve Çelik (EREGL) – PD/DD 0,62
    Sanayi tarafında düşük kârlılık ve temettü görünümü öne çıkıyor.

  • Emlak Konut GYO (EKGYO) – PD/DD 0,63
    Yüksek net kâr ve görece düşük F/K oranı bilanço tarafında olumlu bir tablo sunuyor.

  • Petkim (PETKM) – PD/DD 0,64
    Zarar eden operasyonlar ve negatif FAVÖK fiyatlamayı baskılayan unsurlar arasında.

  • Sasa Polyester (SASA) – PD/DD 0,74
    Yatırım döngüsü sonrası kârlılık toparlanması beklentisi henüz fiyatlara tam yansımış değil.

  • Koç Holding (KCHOL) – PD/DD 0,74
    Yüksek FAVÖK üretimine rağmen holding iskontosu korunuyor.

  • Turkcell (TCELL) – PD/DD 0,90
    Güçlü nakit akışı ve temettü verimiyle sınıra yakın bir değerleme söz konusu.

  • Pegasus (PGSUS) – PD/DD 0,91
    Yüksek operasyonel kârlılık, havacılık sektörüne özgü risklerle dengeleniyor.

  • İş Bankası (ISCTR) – PD/DD 0,95
    Güçlü net kâr rakamlarına rağmen bankacılık sektöründe temkinli fiyatlama sürüyor.

  • Anadolu Efes (AEFES) – PD/DD 0,96
    İstikrarlı FAVÖK üretimi çarpanı dengede tutarken temettü oranı sınırlı kalıyor.

Genel Değerlendirme

Ortaya çıkan tablo, Borsa İstanbul'da değerleme tartışmasının hâlâ güçlü şekilde devam ettiğini gösteriyor. PD/DD oranı 1'in altında kalan hisseler tek bir grupta toplanmıyor; her biri kendi bilanço yapısı, sektör riski ve kârlılık dinamiğiyle ayrışıyor.

Bu nedenle yatırımcı açısından kritik nokta; hangi hisselerdeki iskontonun yapısal, hangilerinde geçici olduğunun doğru okunması olarak öne çıkıyor.