DOLAR 13,47260.71%
EURO 15,28940.84%
ALTIN 792,100,29
BITCOIN 481911-0,03%
İstanbul

KAR YAĞIŞLI

13:20

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Ahmet ÇETİNKAYA

Ahmet ÇETİNKAYA

23 Ocak 2022 Pazar

    2022 turizm sektörü için çıkış yılı olabilir

    2022 turizm sektörü için çıkış yılı olabilir
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, “”Gerek dünya genelinde hedef pazarlarda turizm harcamalarına aktarılabilecek tasarrufların artması, gerekse salgının etkilerinin kontrol edilmesi yönündeki beklentilerimiz ışığında, 2022’nin turizm sektörü için tam bir çıkış yılı olmasını öngörüyoruz.” dedi.

    Ateş, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA muhabirine Türkiye ekonomisi, bankacılık sektörü ve DenizBank’ın 2021 yılı değerlendirmesini ve 2022 yılına ilişkin öngörülerini paylaştı.

    Türkiye ekonomisinin temellerini oluşturan en önemli yapı taşlarından birinin güçlü sermaye ve sağlam likidite yapısıyla bankacılık sektörü olduğunu söyleyen Ateş, bankacılık sektörünün yaşanan tüm olumsuzluklara karşın güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti.

    Ateş, sektörün sermaye yeterlilik rasyosunun ekim itibarıyla solo bazda yüzde 17,3 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Bu oranın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) tanıdığı esneklikler çıkarıldığında dahi uluslararası standartların üzerinde olduğuna işaret eden Ateş, diğer yandan bankacılık sektörünün sorunlu kredi oranının 2021 yılı başındaki yüzde 4’e kıyasla aralık itibarıyla bulunduğu yüzde 3,2 ile daha aşağıda olduğunu dile getirdi.

    Salgın döneminde ihtiyatlı olmak adına bankaların sorunlu kredilerde yaşanabilecek olası artışlara karşı provizyon miktarını yükselttiğini hatırlatan Ateş, “Bankaların salgın döneminde ve sonrasında yeniden yapılandırmalarla müşterilerine yardımcı olması aktif kalitesinin korunmasında önemli bir etken. Bankalar ekonomide katma değer yaratan tüm müşterilerinin ödeme kabiliyetlerini iyileştirebilmek için karşılıklı iyi niyetle kredi kanallarını açık tutmak, vade, ödeme ve teminat koşullarında esneklik sağlamak için azami çaba gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    – Bankacılıkta dijital teknolojiler

    Hakan Ateş, dijital teknolojilerin artık bankacılığın vazgeçilmezi olduğunu belirtti. Çok yakın bir gelecekte bankacılık denildiğinde artık dijital teknolojilerden bağımsız bir hizmetin düşünülemeyeceğini ifade eden Ateş, bu değişim furyasının finansal hizmetleri müşteriler için daha erişilebilir hale getirdiğini söyledi.

    Bankalar olarak teknolojinin yoğun olduğu bir dünyaya doğru giderken finans teknolojileri alanında faaliyet gösteren yenilikçi teknolojik girişimlerle ilişkiler kurulması ve yürütülmesinin de güncel kalmak ve yeni iş modellerini erkenden kavramak açısından önemli olacağını vurgulayan Ateş, şunları kaydetti:

    “Bunların yanında yeni teknolojiler de yavaş yavaş geliyor ve gelmeye başladı. Biliyorsunuz ki yapay zekâ, veri bilimi ve blockchain gibi teknolojiler artık bankalar ve hatta tüm endüstriler tarafından kullanılıyor. Hem BDDK’nın hem de TCMB’nin finansal teknolojiler tarafında attığı yapıcı adımlar ile önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde bankacılığın dijitalleşme konusunda büyük atılım yapacağını öngörüyoruz. Biraz daha ileriye baktığımızda ise bu teknolojiler sayesinde, gelecekte bankacılık müşterilerimiz günlük hayatlarına devam ederken, kullandıkları birçok online hizmet üzerinden işlemlerini gerçekleştirecek; ancak bankaya gitmek veya uygulama kullanmak zorunda kalmayacaklar. Biz de bu geleceğe hazırlık için çalışmalarıma devam ediyoruz. 2021’in temmuz ayında yeni nesil iştirakimiz, aynı zamanda değişime yön veren araçlarımızdan birisi olacak NEOHUB’ı kurduk. NEOHUB ile hem girişimlere destek olurken hem de iç paydaşlarımızla bu alanlarda çalışmalar yürüteceğiz.”

    – “Tarımda sürdürülebilir üretimin teşviki için ürün gamını zenginleştirdik”

    DenizBank Genel Müdürü Ateş, tarım ve turizm sektörüne ciddi destekler sağlayan bankanın salgın dönemindeki çalışmalarına ilişkin de yapılanları anlattı. Salgın dönemini tarım sektörü açısından incelediklerinde, diğer sektörlerin ve tüm dünyanın maruz kaldığı kısıtlamaların dışında özel bir alan olduğunu ifade eden Ateş, bu nedenle salgının başından itibaren şehir şubelerinde üreticiler için tarım şubelerinin kapısını sürekli açık tuttuklarını aktardı.

    2021 yılına gelindiğinde tüm dünyada tedarik süreçlerinde yaşanan aksaklığın, sürdürülebilir üretimin önemini tekrar ortaya koyduğunu belirten Ateş, şöyle konuştu:

    “Tarımda özellikle iklim krizi kaynaklı olarak sürdürülebilirlik kavramı daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Biz de gerek artan tarım girdileri finansman ihtiyaçlarının karşılanması, gerekse su gibi, toprak gibi doğal kaynakları koruyan sürdürülebilir tarım üretiminin teşvik edilmesi için özel ürünler ve kampanyalar tasarladık. Tarımda sürdürülebilir üretimin teşvikinin de dahil olduğu sendikasyon kredisi ile bu alana ayırdığımız kaynağı ayrıştırmak ve özel ürünlerimizi ayrı bir performans kriteri ile takip etmek üzere organizasyonumuzu ve ürün gamımızı zenginleştirdik. Halihazırda sürdürülebilir tarımın en önemli ayağı olan akıllı tarımı ve akıllı tarım uygulamalarının yaygınlaşmasını sağlayacak teknoloji entegrasyonunu hem destekleyen hem de bu trendi ‘Deniz’den Toprağa’ dijital platformu ile bizzat yönlendiren bir kurum olarak, tarımın yarınının dijital dönüşüm ile daha parlak olacağını düşünüyoruz.”

    Ülkenin tarım kompozisyonunun yüzde 95’i olan aile çiftçiliğini ve daha küçük alanda üretim yapmak durumunda olan üreticileri desteklemek adına 620 bin çiftçinin adeta dijital kooperatifi olan Üretici Kart ile özel avantajlar sunmaya devam ettiklerini söyleyen Ateş, iş ortakları ve sektörün devleriyle yaptıkları kampanyalar sayesinde, 6 aya varan vadesiz dönemlerle hasatta ödeme avantajı sundukları Üretici Kart’ın, 18 bin iş yerinde gübre, akaryakıt, tohum, ilaç gibi temel girdilerin satın alınmasında çiftçinin en büyük yardımcısı olduğunu dile getirdi.

    – “Turizm kredilerinin yarısını turizmcilerimizin nakit akışını rahatlatacak şekilde yapılandırdık ya da öteledik”

    Hakan Ateş, ülkenin cari açığının kapanmasına yönelik katkısı, istihdam kapasitesi ve birçok alt sektörü beslemekte olduğu bilinciyle turizmi de stratejik sektörlerin biri olarak konumlandırdıklarını belirtti.

    Bu kapsamda, iştirakleri olan DenizBank AG ve DenizBank Moskova’yı da dahil ederek oluşturdukları ekosistemle yurt dışındaki turiste ilk dokunuştan, otellere ve tedarikçilere kadar nakit akışa aracılık ettiklerini aktaran Ateş, sundukları ürün ve hizmetlerle sektöre desteği sürdürdüklerini ifade etti.

    Ateş, bugün 2,9 milyar dolar kredi büyüklüğü ve yüzde 16 pazar payı ile sektördeki lider konumunu devam ettirdiklerini vurguladı.

    Sadece büyük firmalara değil, KOBİ sınıfına giren küçük oteller, restoranlar dahil olmak üzere toplam 6 bin 900 müşteriye hizmet verdiklerinin altını çizen Ateş, şöyle devam etti:

    “Özellikle salgının sektöre etkisinin en üst seviyeye çıktığı 2020 ve 2021 yıllarında, daha önceki sıkıntılı dönemlerde olduğu gibi turizmcilerimizin yanında olmaya devam ettik. Bu iki yılda, tüm kredilerimizin neredeyse yarısına tekabül eden 1,4 milyar dolar büyüklüğündeki kredimizi, turizmcilerimizin nakit akışını rahatlatacak şekilde yeniden yapılandırdık ya da öteledik.

    Gerek dünya genelinde hedef pazarlarda turizm harcamalarına aktarılabilecek tasarrufların artması, gerekse salgının etkilerinin kontrol edilmesi yönündeki beklentilerimiz ışığında, 2022’nin turizm sektörü için tam bir çıkış yılı olmasını öngörüyoruz. DenizBank Finansal Hizmetler Grubu olarak biz de turizmcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bir yandan müşterilerimizin nakit akışına yönelik ürün ve hizmetlerimizi sunarken, diğer yandan ülkemize istihdam yaratacak yatırımların takipçisi olacağız. Bunları sağlarken, Türkiye’nin de taraf olduğu ve turizm sektörünü önemli ölçüde etkileyecek Paris Anlaşması’nın getirdiği sürdürülebilirlik kavramının turizm sektörü içinde yaygınlaşmasına yönelik adımları destekleyeceğiz.”

    – “Sürdürülebilirlik, kutup yıldızımız olacak”

    Hakan Ateş, DenizBank olarak 2021’de sürdürebilirlik politikalarını belirlediklerini, sürdürülebilirliği bundan sonra bankanın iş stratejilerinde kutup yıldızı olarak göreceklerini söyledi.

    Sürdürülebilirlik yönetim sistemini kurduklarını belirten Ateş, “Önümüzdeki dönemde bankamızın faaliyetlerinden kaynaklı direkt çevrese-sosyal etki ve karbon emisyonu başta olmak üzere pek çok kriteri ölçümleyecek ve azaltmak için elimizden geleni yapacağız. Banka olarak sürdürülebilirlik elçisi rolümüzü, hizmetlerimiz aracılığıyla olumlu etki yaratmak ve paydaşlarımıza sürdürülebilir tercihler yapma konusunda ilham vererek sürdürülebilir finansmana yön vermek olarak tanımlıyoruz. Niş sektörlerimiz ve müşteri portföyümüz de aslında sürdürülebilirlik stratejimizle örtüşüyor.” diye konuştu.

    Ateş, küresel sürdürülebilir tahvil piyasası büyüklüğünün kasım ayı itibarıyla 2 trilyon dolara ulaştığını aktardı.

    2020’de gerçekleştirilen Türkiye’deki ilk sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredisinin ardından; sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyonların 2021’de piyasaya öncülük ettiğini anlatan Ateş, 2021’de Türk bankacılık sektöründe 13 milyar doları aşan tutarda, 20 adet sendikasyon işleminin tamamlandığını ve bunlardan 16’sının sürdürülebilirlik bağlantılı gerçekleştiğini dile getirdi.

    Ateş, sektördeki en büyük bankalar başta olmak üzere, 9 bankanın çeşitli performans kriterlerine odaklanarak 2021’de sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyonlara imza attığını hatırlattı.

    DenizBank olarak kasım ayında sürdürülebilirlik bağlantılı ilk sendikasyon kredisi ile 840 milyon dolar tutarında yurt dışı kaynak sağladıklarını ve sektörde son iki yıldaki en geniş katılımlı sendikasyon kredisi olduğunu söyleyen Ateş, engelli vatandaşlara uygun şube ve ATM sayılarını artırmayı ve gelecek için hayati öneme sahip olan tarımın finansmanı konusunu sürdürülebilirlik performans kriterleri belirlediklerini vurguladı.

    DenizBank olarak gezegenin geleceği ve doğal kaynakların korunması açısından sürdürülebilirlik kavramını iş modelinin kalbine koymayı hedeflediklerinin altını çizen Ateş, “Özellikle odağımız belirlediğimiz tarım, turizm, temiz su, kadının güçlendirilmesi ve teknolojide faaliyetlerimizi yoğunlaştırarak yeni ürünler geliştirecek; bu alanlarda faaliyet gösteren işletmelere desteğimizi artıracağız.” diyerek sözlerini tamamladı.

    Devamını Oku

    Piyasa Merkez’in faiz kararına neden ayak uydurmuyor?

    Piyasa Merkez’in faiz kararına neden ayak uydurmuyor?
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türkiye ekonomisi geçtiğimiz hafta eşine az rastlanan bir süreçten geçti Dolar kurunda yaşanan olağanüstü ralli Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni sistem açıklaması sonrası sakinledi Bu hafta nispeten daha sakin bir sürece girildiği bu dönemde Merkez Bankası faizleri %14’e kadar düşürdü ancak piyasada bu oran çok fazla uygulanmıyor Peki piyasa Merkez’in faiz kararına neden ayak uydurmuyor?

    Piyasa Merkez’in faiz kararına neden ayak uydurmuyor?

    23 Eylül’den beri Merkez Bankası, politika faizinde indirim yapıyor. Politika faizi yüzde 19’dan yüzde 14’e indi. 5 puanlık indirime rağmen, 17 Aralık tarihli TCMB verilerine göre, mevduat faizi 2,5 puan geriledi. Konut kredisi faizleri 0,6 puan, ticari kredi faizleri 0,7 puan düştü. İhtiyaç ve taşıt kredi faizlerinde ise sırayla 2 ve 1,1 puanlık artış yaşandı. Aşağıdaki grafikte görmediğiniz devlet tahvili faizlerinde ise vadeye göre değişen 3-4 puanlık artışlar var. Yani piyasa faizleri ile politika faizi arasında henüz bir uyum göremiyoruz. Hatta terse hareket edenler var.   

    Grafikte, kurlarda ani düşüş yaşanan geçen haftaki veriler (henüz açıklanmadığı için) yok. Ancak pek çok banka mevduat faizlerinde artış yapmaya başladı. 32 gün vadeye yüzde 21’e ulaşan mevduat faizi teklifleri var. Yani mevduat faizinde de yön yukarı döndü.       

    Geçen haftanın en önemli verisi tüketici güveniydi. Rekor düşük seviyede olan endeks, aralıkta beklendiği gibi daha da gerileyerek 68,9’a indi. Alt endeksler bazında durum ise şöyle: Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi Aralık ayında %3,6 azalarak 54,1’e, Gelecek 12 aylık hanenin maddi durum beklentisi yüzde 5,3 azalarak 65,2’ye Gelecek 12 aylık genel ekonomik durum beklentisi yüzde 2,2 azalarak 66,7’ye,  

    Dayanıklı tüketim malı alma düşüncesi yüzde 1,9 azalarak 89,6’ya indi. Veri takviminde bu hafta sektörel güven, reel kesim güven ve ekonomik güven endeksleri var. Genel olarak bunlarda da yukarı yönlü hareketler beklemek zor. Dışarıda Noel tatili nedeniyle önemli bir gelişme beklenmiyor.

    Önümüzdeki süreçte ise kur korumalı mevduat sisteminin detayları ve yasal altyapısına ilişkin gelişmeler yakından takip edilecek. Ayrıca takip edilecek önemli göstergelerden biri ise Ocak ayının ilk günlerin de açıklanacak olan Enflasyon göstergesi.

      

           

      

    Devamını Oku

    Koleksiyon Mobilya halka arz başvurusu yaptı!

    Koleksiyon Mobilya halka arz başvurusu yaptı!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Halka arz başvurularının ve onaylarının rekor kırdığı 2021’de son başvurulardan biri de Koleksiyon Mobilya oldu şirket halka arz başvurusunu SPK’ya yaptı.

    Koleksiyon Mobilya halka arz başvurusunun detaylarına göre şirketten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

    Koleksiyon Mobilya Sanayi A.Ş., şirket paylarının halka arzına ilişkin izahname onayı için SPK’ya başvuruda bulundu.

    Şirketten tarafından yapılan açıklamada, hisselerinin halka arzında, sermaye artırımı ve ortak satışı yöntemlerinin birlikte kullanılacağı kaydedildi.

    OYAK Yatırım konsorsiyum liderliğinde gerçekleşecek olan halka arzın, halka açıklık oranı yüzde 25 olarak belirlendi.

    Sabit Fiyat ile Talep Toplama yöntemiyle yapılması planlanan halka arzda, sermayenin yüzde 4’lük kısmına denk gelen paylar ortak satışı yoluyla, sermayenin yüzde 28’lik kısmına denk gelen paylar sermaye artırımı kapsamında halka arz edilecek.

    Halka arzdan elde edeceği gelirin büyüme stratejilerine bağlı olarak yurtiçi ve yurtdışı satış kanallarını genişletmek üzere işletme sermayesini artırmanın yanında, üretim tesislerinde kapasite yükseltici makine yatırımı ve teknolojik yatırımlar için kullanılacağı belirtildi

    Koleksiyon Mobilya hakkında

    Koleksiyon Online, 50 yıldır kaliteyi tasarıma taşıyan KOLEKSİYON markasının resmi online satış sitesidir.

    Koleksiyon Online; ev/ofis mobilyalarından tekstil ve aksesuarlarına, cam, seramik sofra grubundan, aydınlatma ve halı& kilime kadar geniş bir yelpazeyi derleyerek ülkemiz ve dünya tasarımcılarına, üreticilerine, paydaşlarımıza, müşterilerimize ortam, sahne ve esin olma hayaliyle kurulmuştur.

    Müşteri, tasarım ve üretim arasında diyalog yaratarak ofis ve ev mobilya endüstrisine sınırsız açılımlar sağlamayı amaçlamaktadır.

    Ülkemiz ve dünya tasarım kültürüne adanmışlığıyla özgün tasarım çizgisini ülkemiz ve dünya pazarlarında “online” kanallar üzerinden sunmaktadır.

    Halka Arza katılırken nelere dikkat edilmeli?

    • Halka arz edilen şirketin izahnamesi, araştırma raporları /fiyat tespit raporu ve finansal tabloları dikkatle analiz edilmeli,
    • Şirketin sektöründeki itibarı, ortaklık yapısı ve yönetim kadrosu değerlendirilmeli
    • Halka arzda toplanan kaynağın nasıl değerlendirileceğine ve temettü politikasına dikkat edilmeli
    • Sektöründe öncü, yatırımları güçlü, mali performansı istikrarlı şirket hisseleri tercih edilmeli.

    Halka Arza Katılmanın Avantajları

    • Fiyat Avantajı
    • Yatırım Çeşitliliği
    • Risk ve Getiri Değişkenliği
    • Devamlı ve Zamanında Bilgi Akışı
    • Gözetim, Denetim ve İzleme Ortamında Likidite İmkânı.

    Halka arza katılım sağlamak isteyen yatırımcılar ne yapmalı?

    Halka arza katılım sağlamak isteyen yatırımcıların öncelikle bir yatırım hesabının olması gerekmektedir.

    Yatırım hesabı bir bankada olabileceği gibi aracı kurumda da olabilir.

    Yatırım hesabının açılışı için şubeye gitmeye gerek yoktur. İnternet bankacılığından hesap açma talebinde bulunabilir.

    Yatırım hesabı açıldıktan sonra ise katılmak istenilen halka arza talep toplama saatleri arasında istek gönderebilirler.

    Halka arza katılım için yatırımcılar yatırım bütçesine göre optimum kararı kendileri vermelidir. Bu hususta yol gösterici olması açısından sitemizde yer alan haberlerden faydalanabilirsiniz.

    Halka arza katılım sonrası 3 ile 5 iş günü içerinde hisseler borsada işlem görmeye başlayacaktır.

    Devamını Oku

    Türkiye Avrupa’da en çok yatırım yapılan 10’uncu ülke

    Türkiye Avrupa’da en çok yatırım yapılan 10’uncu ülke
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

     İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “2021 yılı verilerine göre Türkiye Avrupa’da en çok yatırım yapılan ülkeler arasında 10’uncu sıraya yükselirken, İstanbul en çok yatırım yapılan 7’nci şehir olmayı başardı.” dedi.

    Tanrıkulu, AA muhabirine son dönemde gelişen Türk teknoloji ekosistemi ile ilgili bilgi verdi.

    Türkiye’de teknoloji geliştirme bölgeleri oluşturma çabalarının 1980’li yıllara dayandığını belirten Tanrıkulu, “Kurumsal olarak teknoparkların yasal çerçevesinin belirlenmesi 2001 yılına dayanıyor. Teknoloji ekosisteminin gelişmesi için, ticarileşmeyi teşvik amacıyla önemli ölçüde teknoloji geliştirme bölgeleri olan teknoparklar açıldı ve kamu kurumları ve odalar tarafından desteklendi. 2001’den günümüze kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kasım 2021 verilerine göre, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye genelinde 89 Teknoloji geliştirme bölgesinde 73’ü aktif şirket faaliyet yürütürken, 16’sının ise altyapı çalışmaları hali hazırda devam ediyor. Bu bölgelerde 7226 firma bulunurken, toplam 135,6 milyar TL satış hacmine sahip.” değerlendirmesinde bulundu.

    – Teknoloji şirketlerinin yıldızı parlıyor.

    Tanrıkulu, Türkiye’nin genç nüfusunun önemli avantajlarından biri olduğunu belirterek, “Öyle ki, 8 milyon kişi yüksek öğrenime devam ediyor ve yaş ortalaması 32,7. Türkiye Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında genç ve dinamik nüfus yapısına sahip. Türkiye bu genç nüfusuyla e-ticaret, oyun ve yazılım alanında kurulan yeni nesil teknoloji şirketleri sayesinde geleneksel ekonomi işletmelerin rolünü değiştiriyor. Getir, hepsiburada, Peakgames ve Trendyol gibi yeni nesil şirketler hem yurtdışından yatırımlar hem de satın almalar yapılarak Türkiye’nin en değerli şirketleri olmaya başardı. Trendyol ise 10 milyar dolar üzerinde yatırım alarak Türkiye’nin ilk decacorn’u oldu. Benzer şekilde birçok ülkede şube açmayı başaran Getir ise yaklaşık 7,5 milyar dolar üzerinde yatırım alarak Türkiye’nin ikinci decacornu. Getir’in başarısı, Türkiye’nin teknoloji endüstrisindeki büyük bir değişimin parçası.” diye konuştu.

    – Türk oyun şirketlerine yabancıların ilgisi artıyor

    E-ticaret platformlarının yanı sıra, Türk oyun geliştiricilerin eğlence sektöründe yatırımcıların dikkatini çektiğini vurgulayan Tanrıkulu, birçok uluslararası şirketin Türkiye’deki oyun sektörüne milyar dolarlık yatırımlar yapmaya devam ettiğinin altını çizdi.

    Tanrıkulu satın almalar hakkında sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2018 yılında ABD’li şirket Zynga 1,8 milyar dolar ödeyerek Peak Games şirketini satın aldı. Aynı şirket 168 milyon dolara Rollic games şirketinde satın alma gerçekleştirdi. Çinli teknoloji şirketi Tencent ise Masomo şirketini 100 milyon dolara aldı. Dream Games aldığı 155 milyon yatırım ile bir milyar dolar değerlemeye ulaşırken, ülkenin yeni unicorn’u olmayı başardı. Şirket, ilk oyunu Royal Match ile ABD ve Almanya’da sadece üç ayda en fazla hasılat yapan 20 oyundan biri olmuştu. Bunun gibi birçok oyun geliştirici şirketler bu alanda yeni alanlar ve teknolojiler geliştiriyor.

    Zira Türk oyunları dünya genelinde indirilme ve oynanma oranları birçok ülkeye göre yüksek olduğu görülüyor. Özellikle Peak games’in ABD’li şirket tarafından satın alınması Türkiye’deki startup girişimciler için de önemli motivasyon kaynağı oldu. Türkiye teknoloji şirketleri 4 yıl öncesine göre önemli yol kat etti. Aynı şekilde dünyanın önde gelen bölgesel dağıtım platform şirketi olan Delivery Hero’nun Berlin ve Singapor’dan sonra İstanbul’a yatırım yapması buna verilebilecek somut örneklerden.”

    – “Türk startupları şu anda Avrupa’nın ilk 10’u arasında yer alıyor”

    Türk startuplarının gerek kurumsal yazılım gerek e-ticaret ve ödeme sistemlerinde birçok yenilik getirerek önemli başarılar elde ettiğine değinen Tanrıkulu, bu gelişmelerde kuluçka merkezlerinin artması ve destek veren kurumların çeşitlenmesi gibi faktörlerin Türk girişimcileri cesaretlendirdiğini vurguladı.

    Tanrıkulu, Türkiye’de e-ticaret platformlarının sayısının üç yıl öncesine göre yüzde 3,5 seviyesinden yüzde 10’a yükseldiğini belirterek, “Devlet yatırım destek ve tanıtım ajansına göre, Türk startupları şu anda Avrupa’nın ilk 10’u arasında yer alıyor. Türk devlet yatırım bürosu başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, başarının ülkenin genç ve teknoloji meraklısı nüfusuna dayandığını söylüyor. Hatta Financial Times ‘Türkiye nasıl Avrupa’nın teknoloji yıldızı oldu’ başlığı ile startupların ve son zamanlar alınan yatırımlarla nasıl başarı elde ettiğini analiz haberiyle okuyucularına duyurdu. Birçok yatırımcı Türkiye’nin genç nüfus potansiyelini ve girişimci startuplarını ilgiyle takip ediyor. Bu durum bir taraftan yerli girişimcileri cesaretlendirirken, diğer taraftan yatırımcıları da cezbetmektedir.” şeklinde konuştu.

    – Türkiye Avrupa’da en çok yatırım yapılan ilk 10 ülke arasında

    Türkiye’de 2021 yılındaki girişimcilik ekosistemine dair öne çıkan gelişmelerle ilgili bilgi veren Tanrıkulu, “Türkiye girişimcilik ekosistemde 2021 yılında arasında girişimlere en fazla yatırımların yapıldığı yıl olarak tarihe geçti. Peak Games ile başlayan Unicorn furyası 2021 yılında Getir ve Dream Games’in aldığı yatırımla katlanarak devam etti. 2021 yılı verilerine göre Türkiye Avrupa’da en çok yatırım yapılan ülkeler arasında 10’uncu sıraya yükselirken, İstanbul en çok yatırım yapılan 7’nci şehir olmayı başardı. Ayrıca Küresel İnovasyon Endeksi’nde tarihin en yüksek seviyesini 10 basamak artırarak 41.sırada yer alması 2021 için önemli başarılarından biriydi. Aynı zamanda 2021 sonlarına doğru Türkiye’nin yeni uydusu Türksat 5B’nin uzaya fırlatılması bu yıla damga vuran konular arasındaydı.” yorumunu yaptı.

    Devamını Oku

    Sağlık Bakanı Koca: İki doz BioNTech aşısı üzerine bir doz TURKOVAC aşı çalışmasını pazartesi başlatacağız

    Sağlık Bakanı Koca: İki doz BioNTech aşısı üzerine bir doz TURKOVAC aşı çalışmasını pazartesi başlatacağız
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    ANKARA (AA) – Koca, dün gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Kovid-19’a karşı aşılama çalışmalarına ilişkin son durum sorulan Koca, şunları kaydetti:

    “İki doz BioNTech aşısı üzerine bir doz TURKOVAC aşısı çalışmasını başlatacağız. Pazartesi günü başlayacak çalışma ile hastada olan antikor değişimi gözlemlenecek. Etik kurul çalışmasını tamamladı, izin verdi. Çalışma ilk başta Ankara Şehir Hastanesi merkezli başlayacak. mRNA üzeri inaktif aşı çalışması dünyada ilk olacak.”

    Devamını Oku