DOLAR 13,47260.71%
EURO 15,28940.84%
ALTIN 792,100,29
BITCOIN 4894052,96%
İstanbul

KAR YAĞIŞLI

13:20

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Şahin İNCESÖZ

Şahin İNCESÖZ

23 Ocak 2022 Pazar

    Günlük vaka sayısı 72 bin 856

    Günlük vaka sayısı 72 bin 856
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türkiyede son 24 saatte 417 bin 161 Kovid-19 testi yapıldı, 72 bin 856 kişinin testi pozitif çıktı, 184 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı, günlük Koronavirüs Tablosu’nu “covid19.saglik.gov.tr” sitesinden paylaştı.

    Buna göre, son 24 saatte 417 bin 161 Kovid-19 testi yapıldı, 72 bin 856 kişinin testi pozitif çıktı, 184 kişi hayatını kaybetti, iyileşenlerin sayısı 89 bin 926 oldu.

    18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 84,18, birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 92,37 oldu. Türkiye’de bugüne kadar uygulanan aşı miktarı 140 milyon 665 bin 664 doza yükseldi.

    18 yaş ve üstü nüfusta en az iki doz aşı yaptıranların oranı en yüksek 10 il Osmaniye, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa oldu.

    En az iki doz aşı uygulananların oranı en düşük iller ise Şanlıurfa, Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ olarak sıralandı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Son haftalarda günlük vaka sayısının yaklaşık yarısı İstanbul’da tespit ediliyor. İstanbul, şartları sebebiyle hastalığın kolay yayılabildiği bir şehir, tedbirlerin büyük bir ciddiyetle uygulanması gerekiyor. Maske, mesafe kuralına uyup, hatırlatma dozu aşımızı yaptıralım.” ifadelerini kullandı.

    Devamını Oku

    Doğalgaz krizi borsayıda vurdu! Bu şirketten şok açıklama!

    Doğalgaz krizi borsayıda vurdu! Bu şirketten şok açıklama!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Doğalgaz krizi borsayıda vurdu! Bu şirketten şok açıklama! Doğal gaz zammının ardından sanayicilere bir darbe de kısıntı kararıyla geldi.

    Doğalgaz krizi borsayıda vurdu! Bu şirketten şok açıklama!

    Qua Granit’de doğal krizinden zarar gören şirketler kervanına katıldı. Şirket tarafından KAP’a yapılan açıklamanın detayları;

    Doğalgaz dağıtım şirketimiz tarafından 20.01.2021 tarihi itibarıyla tarafımıza tebliğ edilen “Doğalgaz Kısıntısı” konulu yazıda, yurt dışı arz kaynaklarından sağlanan doğalgaz miktarındaki azalmalar nedeniyle ülkemizde arz-talep dengesinin sağlanmasında bazı güçlüklerle karşılaşıldığı ve bu güçlükleri bertaraf edebilmek ve sistem dengesinin sağlanabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması zarureti doğduğu belirtilmiştir.

    Aynı yazıda, mevzuat ve sözleşme hükümleri kapsamında; ülkemiz doğalgaz arz güvenliliğinin sağlanmasını teminen, şebeke işletmecisi konumunda olan iletim şirketinin talimatlarına dağıtım şirketinin ve ilgili tüketicilerin uyması zorunlu olduğu belirtilmiştir.

    Bu çerçevede; 21.01.2022 saat 08:00 itibarıyla, ikinci bir bildirime kadar, sözleşmemizde belirtilen miktarın ilgili aya ait gün sayısına bölünmesi sonucu elde edilen günlük ortalama doğalgaz miktarının %60’ına tekabül eden doğalgaz miktarı ile sınırlandırıldığı tebliğ edilmiştir.

    Diğer taraftan BOTAŞ’ın 20.01.2022 tarihli kamuoyu duyurusuna göre ülkemize Gürbulak-Ağrı giriş noktasından sağlanan doğalgazın, İran tarafındaki doğalgaz iletim hattında meydana gelen bir arıza nedeniyle 20.01.2022 tarihinden itibaren 10 gün süre ile yapılamayacağı belirtilmiş ve arızanın daha kısa sürede giderilmesi için İranlı muhataplar ile gerekli girişimlerde bulunulduğu bildirilmiştir.

    Bu bildirimlere istinaden, 21.01.2022 tarihi itibarıyla kapasite kullanım oranımızı cezai şarta girmeyecek şekilde düşürmeye dönük planlama yapılmaktadır.

    Ocak ayından itibaren kademeli olarak faaliyete alınması planlanan yeni üretim hattımızdan ilkinin üretime geçmesi ile ilgili olarak çalışmalarımız son noktaya gelmiş olup, doğalgaz dağıtımının normale dönmesi ile birlikte ilk fırınımızı ateşlemeyi hedefliyoruz.

    Tüm yatırımcılarımızın bilgisine sunarız.

    Sanayicilerden İsyan!

    Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) faaliyet gösteren sanayiciler, kademeli tarife nedeniyle haksız rekabet yaşandığını iddia ediyor. Sanayiciler, “Sanayici cezalandırılıyor” diyor.

    BOTAŞ’ın, gaz tedarikindeki kesintilere bağlı olarak sanayi kuruluşlarının günlük gaz çekiş miktarını yüzde 40 oranında kısıtlama kararı alması sanayicilerin doğal gaz arzına ilişkin yaşadıkları sıkıntıyı da gündeme getirdi.

    “Haksız rekabet” şikâyeti

    Yüzde 50’lik zam ve yüzde 40’lık kısıntı kararlarının yanı sıra sanayicilerin bir de kademeli tarife sorunu yaşadığını ifade eden Ankara Ostim Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) Başkanı Süleyman Ekinci, uygulamanın haksız rekabete neden olduğunu öne sürdü. Ekinci, yüzlerce üyesi olan OSB’lere tek sayaçtan fatura kesildiği için kademenin aşıldığını ve abonelerin bu yüzden en yüksek tarifeden fatura ödediğini söyledi. Ekinci, şu ifadeleri kullandı: “Şu anda bireysel olarak doğal gazın metreküpünü 2,4 TL’ye kullanan tüketiciler, Organize Sanayi Bölgesi’nde ise en üst kad emeden 6,5 TL civarında metreküpüne para ödüyor. Bu, üzülerek söylüyorum ki sanayiciyi cezalandırmaktır. Eğer böyle giderse OSB’ler boşalır. Biz daha çok üretip, daha çok katma değer yaratıp, daha çok ihracat yapmak isterken, daha çok üretene daha çok ceza kesiyorlar.”

    “Üretim yapmamız neredeyse imkansız”

    Ortaya çıkan haksız rekabet durumunun kabul edilebilir olmadığını ifade eden Ekinci, taleplerini de sıraladı. “Normal bireysel tüketim fiyatları neyse bizim de sanayi bölgelerinde, OSB bölgelerinde tarifelerimizin tekrar güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu kademeli tarife zaten bizim kabul edebileceğimiz bir durum değildir” diye konuşan Ekinci, uluslararası arenada rekabetçi olabilmeleri için bu girdi fiyatlarıyla üretim yapmalarının “neredeyse imkansız” olduğunu söyledi. OSB yönetimlerinin Başkent Gaz’ı adres gösterdiğini, Başkent Gaz’ın da “BOTAŞ böyle uyguluyor” dediğini ifade eden Ekinci, “BOTAŞ da bizi muhatap almıyor” dedi

    Bakanlıklara yazı yazdılar

    Bu arada sanayiciler Sanayi Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ile BOTAŞ ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) taleplerini içeren bir yazı yazdı. Yazıda, uygulamanın haksız rekabete neden olduğu ifade edildi. Yazıda şu ifade kullanıldı: “Sanayicilerin üretim ve istihdam kapasitesini, iç ve dış pazardaki rekabet gücünü olumsuz etkileyen Aralık/2021 ile Ocak/2022 dönemlerine ait doğalgaz tarifesi uygulamasının yeniden gözden geçirilmesi, eşitlikçi ve adil şekilde yeniden düzenlenmesi, sürdürülebilir üretim ve planlı sanayileşme açısından önem arz etmektedir.”

    “Verimlilik etkilenecek”

    Öte yandan İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan da doğal gaz arzındaki kısıntıya tepki gösterdi. Yazılı açıklama yapan Bahçıvan, “Sanayicilerimizin şimdi de arz cephesinde bu sorunla karşı karşıya kalması hiç kuşkusuz verimliliği, üretim kalitesini, sevkiyatı ve daha birçok konuyu olumsuz etkileyecektir” dedi.

    Şahin İNCESÖZ

    Devamını Oku

    Bu şirketten 100 milyonluk ihale! Yatırımcılarının gözü kulağı bu haberde!

    Bu şirketten 100 milyonluk ihale! Yatırımcılarının gözü kulağı bu haberde!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Bu şirketten 100 milyonluk ihale! Şirket tarafından KAP’a yapılan açıklamada kazandığı ihaleyi duyurdu. Şirket tarafından yapılan açıklama ve daha fazlası haberimizde…

    Bu şirketten 100 milyonluk ihale! Yatırımcılarının gözü kulağı bu haberde!

    Ulusoy UN, KAP’a yaptığı açıklama ile 7.945.000 Dolar  (106.304.100 TL) değerinde ROLWEG tarafından yemlik arpa İthalatı ihalesini kazandığını duyurdu.

    KAP’a yapılan açıklamanın detayları;

    %100 Bağlı Ortaklığımız olan Rolweg S.A.Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’ nun 20.01.2022 tarihinde yapmış olduğu yemlik arpa İthalatı ihalesinde vermiş olduğu teklif ile 7.945.000 USD ( 106.304.100 Türk Lirası) değerinde ihale kazanmıştır.

    Kamuoyunun bilgilerine sunarız

    Aynı ortaklığın sermayesini artırmışlardı!

    Şirket % 100 oranında hisselerine sahip olduğu bağlı ortaklığı Rolweg S.A.’nın  17.12.2021 tarihinde almış olduğu Yönetim Kurulu Kararı ile esas sözleşmesi gereğince yapılması planlanan sermaye artırımına ilişkin olumlu oy kullanılmasına, önceki yıllara nazaran artış gösteren iş hacminin finansmanını sağlamak amacıyla, şirketin sermayesinin 4.500.000,00 İsviçre Frangı artırılarak 7.500.000,00 İsviçre Frangı’na çıkarılmasına ve gerekli sermaye taahhüt ödemelerinin yasalar gereğince yapılmasına, oy birliği ile karar verilmiştir.

    Ulusoy Un Şirket bilgileri;

    Şirket Adı:  Ulusoy Un Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

    Sektör:  Gıda

    Faaliyet Alanı:  Şirket, ana sözleşmesine göre un, irmik, makarna ve bisküvi gibi hububat ve bakliyattan; mamul, her türlü gıda maddelerinin imalatını, ticaretini, ithalat ve ihracatını yapmak.

    Pazar:  Ana Pazar

    Dahil Endeksler:  XUTUM, XUSIN, XGIDA, XTUMY, XBANA

    Kayıtlı Sermaye:  422.500.000

    Ödenmiş Sermaye:  190.970.000

    Halka Arz Tarihi:  12.11.2014

    Halka Açıklık Oranı (%):  34

    Şahin İNCESÖZ

    Bu şirketten 100 milyonluk ihale! Şirket tarafından KAP’a yapılan açıklamada kazandığı ihaleyi duyurdu. Şirket tarafından yapılan açıklama ve daha fazlası haberimizde… Bu şirketten 100 milyonluk ihale! Şirket tarafından KAP’a yapılan açıklamada kazandığı ihaleyi duyurdu. Şirket tarafından yapılan açıklama ve daha fazlası haberimizde…

    Devamını Oku

    Web 3.0 ile internet nasıl değişecek?

    Web 3.0 ile internet nasıl değişecek?
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Değişim, insanın olduğu her alanda kendini gösteriyor. Bu değişimi yaşayanlardan biri de internet. Peki internetin yeni devrimi Web 3.0 nedir? Söz hakkı kimde olacak?

    İnternetin erken dönemlerinde kullanıcılarla arasında etkileşim bulunmamaktaydı. Anonim kullanıcıların ağırlıkta olduğu, haber ve bilgiyi sadece salt okuma odaklı bu ilkel sürece uzmanlar Web 1.0 kısaca Web 1 dönemi olarak tanımlamakta.

    Ancak bu süreç internetin ‘sosyal’ olmasıyla birlikte tamamen değişti. Kullanıcıların içerikler oluşturduğu veya varolan içerikler üzerinde değişiklikler yapabildiği etkileşimli döneme ise Web 2.0 ya da kısaca Web 2 dönemi adı verildi. Bu dönemde kullanıcı tarafından bilgi sadece okunabilir değil aynı zamanda oluşturulabilir hale de geldi. Bu dönem ayrıca YouTube, Twitter, eski adıyla Facebook yeni ismiyle Meta gibi devlerini doğurdu. Milyonlarca kullanıcısıyla Web 2.0 devleri, 21. yüzyılın belki de en kıymetli hammaddesini yani ‘veriyi’ karşılıksız olarak sağladı.

    Fakat Web 2’yi artık yavaş yavaş terk ediyoruz. Hatta bazı uzmanlara göre çoktan terk ettik bile… Kullanıcılar internetin yeni devrimi Web 3’e bu kez kripto paralarla birlikte farklı bir açıdan ve merkeziyetsiz olarak giriyor.

    Peki, Web 3.0 tam olarak nedir? İnternetin yeni döneminde bu kez neler değişecek? Tüm bu soruları ve merak edilenleri Türkiye’nin ilk Web 3.0’ı konu alan derneği Web3 Teknolojileri Derneği Başkanı Buğra Ayan BloombergHT.com’a yanıtladı.

    “Dijital varlıklarım üzerinde sadece ben hak sahibi olmalıyım.”

    Akademik olarak da Web 3.0 üzerine çalışmalar yapan Ayan, konu hakkında kitaplarıyla son kullanıcıyı bilgilendirmeye çalışıyor. Web 3.0’ın ayak seslerini anlatan Ayan “İnternet teknolojileri değişimin aralıksız olduğu bir alan. Değişim denildiğinde ilk başta akla Facebook gibi platformların arayüz değiştirmesi, iş modellerinin değişmesi veya arka plandaki veritabanı yapılarının değişmesi gelebilir. Ama bunların ötesinde internet teknolojilerinin en etkileyici yanlarından biri insanların ona yüklediği değerin sürekli değişmesidir” diyerek başlıyor konuya.

    Buğra Ayan, Web 3.0’ın kişisel veriler üzerine odaklanacağını, internetin çok yönlü bir değişime uğrayacağını da ekleyerek “Örneğin Twitter arayüzüyle, iş modeliyle, arkaplanındaki veritabanı teknolojisiyle tamamen aynı olsa dahi kullanıcı için anlamı değişebiliyor. İşte Web 3.0’ı doğuran da aslında böyle bir anlam değişikliğidir. Web 3.0 projeksiyonunu oluşturan metinlerin kullanıcı gözünden bakışı şudur: Benim verilerimi merkezi sunucularda saklamam ve dijital anlamdaki üretimlerimle ilgili tüm kontrolün internet şirketlerinde olması sürdürülebilir değildir. Cambridge Analytica skandalında olduğu gibi verilerim manipüle edilebilir, bu amaçla yeni bir internet paradigması oluşmalı. Bu yeni düzende veri monopollerinin yerini dağıtık defter teknolojisi sayesinde blokzincir yönetişimleri almalı. Dijital varlıklarım üzerinde, başka bir teknolojik otoritenin kontrolü olmadan sadece ben hak sahibi olmalıyım. İşte hedeflenen de tam olarak budur. Kullanıcılar internette kendi dijital varlıklarına sahip olursa yeni bir internet mümkün olacaktır. Bu yeni internet üzerinde de gelişen metaevren gibi iş modelleri ile toplum gerek finansal gerekse iletişimsel anlamda çok yönlü bir dönüşüme uğrayacaktır.” diyor.

    Peki Web 3.0 konusunda tam olarak değişimin neresindeyiz? Ayan bu soruya “Bu konuda, doğrudan Web3 ismi verilerek ilk yazı yazılalı sadece 7 yıl oldu. Henüz Web3 cüzdanına sahip olan kullanıcı sayısının internet kullanıcı sayısına oranı binde bir düzeyinde. Dolayısıyla henüz Web3 için çok yolun başındayız.” diyerek yanıt veriyor.

    “Jack Dorsey gibi isimler daha çok Web3’ün kuruluş kodlarını muhafaza etmenin peşinde”

    Twitter’ın eski patronu Jack Dorsey, Twitter üzerinde paylaştığı tweette Web3 gelişimi hakkında eleştirilerde bulunmuştu. Dorsey, içinde Web 2.0 devlerinin bulunduğu şirketlerin Web 3.0 için yatırımlar yaptıklarına dikkat çekip, Web 3’ün bir sahibinin olmaması gerektiğini ifade etti ve birçok tartışmanın fitilini ateşledi. Buğra Ayan’da bu konuda Web 3 içerisindeki ayrışmaya dikkat çekiyor. Ayan konuya ilişkin “Burada önemli bir rekabet olacağı aşikar. Web3 kurgulandığında yani 2014 yılında bahsi geçen isimler olaya bu kadar müdahil olmuyorlardı. Fakat blokzincir ekosistemi finansal anlamda önemli bir yere geldikten sonra olaya dahil olmaya başladılar. Twitter’ın özel bir durumu var. Twitter her ne kadar Web 2.0 projesi olarak düşünülse de gelir modeli noktasında Web 2.0’ın klasik hırçın kar etme yaklaşımına girmedi. Facebook gibi düşünüp, kullanıcıdan alabileceğim kadar kişisel veri alayım demedi. O sebeple kendisine Web3’ün finansal akışkanlığı içerisinde yeni bir hikaye yazabileceğini de düşündü. Bugün attığı bazı teknik adımlar da bunla ilgili.

    Buğra Ayan’a göre Web 3.0 tartışmalarında iki ayrı görüş var. Ayan konuyla ilgili “Burada da bir gelenekçiler, yenilikçiler ayrışması var. Gelenekçi kanat, daha çok derin web ekolünden gelenler finansal sistem ve onun risk ve fırsatlarından kaçarken yenilikçi kanat Web2 devlerini de sistemden dışlamadan ortak bir yol oluşturmanın peşinde. Dorsey, Gavin Wood gibi isimler daha çok Web3’ün kuruluş kodlarını muhafaza etmenin peşinde. Gelenekçi kanatta yer alıyor. Ama başka isimler de finansal akışkanlığa odaklanıp merkeziyetsizliği arkaplana atan yeni bir Web3 tanımı yapmak istiyor. Burada önemli bir nokta içsel değer ile fiyatın aynı şey olmaması. Örneğin Bitcoin’in içsel değerini oluşturan onun sansüre dayanıklı işlemlerde kullanılması derseniz, Bitcoin’i bir ülke yasakladığında içsel değeri daha çok artar. Ama fiyatı düşer. Benzer şekilde kripto varlıkları geleneksel piyasalarla yakınlaştırdığımızda fiyatı artabilir ama içsel değeri kaybolabilir veya dönüşebilir. İşte aslında bu gelenekçi yenilikçi ayrışması fiyat üzerinden değil içsel değer üzerinden oluyor. İki tarafın da kendine göre haklı argümanları var. Belki ikisi de ayakta kalacak belki birisi. Bunu kullanıcı tercihleri belirleyecek. Web3 cüzdan sayısına bakıp hangi ekolün daha kalıcı olacağını söylemek, emekleyen bir çocuğun gelecekteki mesleğini tahmin etmeye benziyor” yorumunda bulundu.

    “DAO konseptinin olmadığı merkezi bir metaevrende dijital varlıklar bir anda silinebilir.”

    Son dönemin popüler kelimesi Metaverse ya da Türkçe adıyla Metaevren’i Web 3 tartışmalarında da görmekteyiz. Facebook gibi Web 2.0 devleri Metaverse çalışmalarıyla söz sahibi çalıştığını kendilerini yeni döneme hazırladıklarını görmekteyiz. Ayan bu konuya dikkat çekerek “Metaevren projelerinde eğer mülkiyeti ön plana çıkartacaksak bunu Web3 kültürü üzerine konumlamamız, eğer teknoloji devlerinin getireceği diğer avantajları öne çıkartacaksak Web2 kültürü üzerinde konumlamamız gerekiyor. Şu an her iki kanattan da projeler çıkıyor. Ama metaevren dediğimiz yerde uzun uğraşlar verip bir karakter üreteceksek ve bu karakterin dijital varlıkları olacaksa varlıkların mülkiyetinin bizde olmaması çok anlamlı değil. Sanal gerçeklik projeleriyle Web3 ekolündeki metaevren projelerinin ayrıldığı nokta bu evrenin yönetim şekli ve kullanıcıların hakları. DAO dediğimiz konseptin geçerli olması bu evrendeki yönetimi oranın sakinlerine yani kullanıcılara bırakıyor. Aksi takdirde merkezi bir metaevrende yıllarca uğraşarak biriktirdiğiniz dijital varlıklar bir anda silinebilir. Tıpkı bugünkü sosyal medya sayfanızın birden kapatılabilmesi gibi.” diyor.

    “Sektörler Web 3’de kendilerine fayda sağlayacak unsurları bularak konumlanacak”

    Haberleşme, pazarlama veya eğitim gibi farklı sektörlerinde Web 3.0’dan etkileceğini bekleyen Ayan “Bu listenin aslında sonu yok. Turizm, medya, spor vs. Bizim bir düşünme sistematiği geliştirmemiz gerekiyor. Web 1.0’dan Web 2.0’a geçerken işler nasıl oldu? Bütün sektörler yavaş yavaş kendilerine fayda sağlayacak unsurları bularak konumlandı. Aynı şekilde Web3 aşamasında da bu olacak. Kurum veya markanın kullanıcılarına gönderdiği, kullanıcılarından aldığı sosyal motivasyonun yerini finansal motivasyon alacak. Hatta bir markanın birbirlerine yorum, beğeni yoluyla gönderdikleri sosyal motivasyonun yerini de finansal motivasyon alabilecek. Kaliteli içerik üreticileri finansal motivasyonlardan çok fazla yararlanabilecek. Web 2.0 aşamasına daha kolay geçen sektörlerin Web3 aşamasında da öncü olacağını tahmin ediyorum. Özellikle kitlelere ulaşmak isteyen ünlüler, STK’lar, markalar daha hızlı bir şekilde burada konumlanacaktır.” yorumunda bulundu.

    (bloomberg)

    Devamını Oku

    Bu şirketin rekor sermaye artırımı onaylandı!

    Bu şirketin rekor sermaye artırımı onaylandı!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Bu şirketin rekor sermaye artırımı onaylandı! Şirket KAP’a yaptığı açıklama ile sermaye artırımının SPK tarafından onaylandığını duyurdu! Yapılan açıklama ve daha fazlası haberimizde…

    Bu şirketin rekor sermaye artırımı onaylandı!

    Ekiz Kimya #EKIZ tarafından KAP’ta yayınlanan bildirinin detayları;

    Şirketimiz Yönetim Kurulu’nun 08.07.2021 tarihli 2021- 13 sayılı alınan kararı doğrultusunda; Şirketimizin finansal yükümlülüklerinin azaltılması ve öz kaynaklarının güçlendirilmesi amacıyla; Şirket esas sözleşmesinin “Şirketin Sermayesi”ne ilişkin 6. maddesi hükmünün vermiş olduğu yetki çerçevesinde; 35.000.000-TL olan kayıtlı sermaye tavanı içerisinde, her biri 1-TL nominal değerde 7.177.729-TL olan Şirketimizin çıkarılmış sermayesinin, mevcut pay sahiplerinin yeni pay alma hakları tamamen kısıtlanarak, toplam satış tutarı 15.000.000-TL olacak şekilde, Borsa İstanbul A.Ş.’nin (“BİST”) Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Uygulama Usul ve Esasları çerçevesinde belirlenecek (baz fiyat ile nominal değerden aşağı olmamak üzere) pay satış fiyatına göre hesaplanacak nominal sermaye tutarı kadar artırılmasına ilişkin olarak, 16.07.2021 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’na yapılmış olan başvurunun “olumlu” karşılandığı 20.01.2022 tarihli Kurul Bülteni’nde yayınlanmıştır.

    SPK’nın 20/01/2022 tarih ve 2022/3 sayılı Haftalık Bülteninde,

    Ekiz Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Şirket), 35.000.000 TL tutarındaki kayıtlı sermaye tavanı içinde 7.177.729 TL olan çıkarılmış sermayesinin, mevcut ortakların yeni pay alma hakları tamamen kısıtlanmak suretiyle, Borsa Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Prosedürü (Prosedür) çerçevesinde belirlenecek pay satış fiyatı esas alınmak suretiyle 15.000.000 TL satış bedeli karşılığı hesaplanacak nominal tutarda artırılması nedeniyle ihraç edilecek ve yatırımcı Murat TÜRKAL’a tahsisli olarak satılacak paylara ilişkin ihraç belgesinin Kurulumuzca onaylanması talebinin;

    a) Pay satış fiyatının nominal değerden düşük olmayacak şekilde ve Prosedür çerçevesinde baz fiyat veya söz konusu baz fiyattan yüksek olacak şekilde belirlenmesi,

    b) Murat TÜRKAL’ın sermaye artırımından elde edeceği payları MKK nezdinde hesabına geçtiği tarihten itibaren 3 yıl boyunca Borsa’da ve Borsa dışında satmayacağına ilişkin taahhüt vermesi suretiyle olumlu karşılanmasına karar verilmiştir.

    Tahsisli sermaye artırımı işleminin tamamlanması amacıyla Borsa İstanbul A.Ş., Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. ve İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. nezdinde gerekli başvurular yapılacak olup, konuyla ilgili gelişmeler kamuyla paylaşılacaktır.

    Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.

    Tahsisli sermaye artırımı nedir?

    Tahsisli sermaye artırımları; işlemin niteliği nedeniyle, yatırımcıların cebinden herhangi bir nakit çıkışı olmaması ve yatırımcıların pay sayısında bir değişiklik yaratmaması nedeniyle, hisse fiyatında bir bölünme olmamaktadır.

    Tahsisli sermaye artırımları, belli bir ortağa belli bir fiyat üzerinden yapılan sermaye artırımları olup; sermayenin tahsis edildiği ortak haricinde diğer hiçbir ortağı etkilememektedir.

    Sermaye Artırımlarında Fiyat Bölünmesi

    Borsa İstanbul’da işlem gören bir hissenin fiyatı, şu üç husustan en az birinin gerçekleşmesi durumunda bölünmektedir;

    – Bedelli Sermaye Artırımı
    – Bedelsiz Sermaye Artırımı
    – Temettü Ödemesi

    Hisse fiyatı, yukarıda sayılan işlemlerden en az birinin gerçekleştiği günden bir sonraki işlem gününde bölünür ve bölünmüş fiyat, baz fiyat olarak alınır.

    Şahin İNCESÖZ

    Devamını Oku