Merkez Bankasından faiz süprizi gelir mi?

Paraajansi.com.tr
(Borsa ve yatırım için en güncel haberler.)

Yarın toplanacak olan Para Politikası Kurulu’ndan nasıl bir karar çıkacağı merakla bekleniyor? Süpriz bir faiz kararı gelir mi?

 Naci Ağbal’ın görevden alınmasının ardından TCMB Başkanı olan Şahap Kavcıoğlu’nun yönetimindeki bu ikinci toplantıya ilişkin genel beklenti; faizlerin 15 Nisan’daki toplantıda olduğu gibi sabit bırakılacağı yönünde. Nisan ayında yüzde 17,1’e yükselen ve henüz zirvesini görmediği tahmin edilen enflasyondaki riskli görünümünün, faiz indirimleri için uygun zemin oluşturmadığı üzerinde duruluyor.

Ayrıca dolarizasyonun sınırlanması, FED’in parasal sıkılaşmayı değerlendirme durumuna bağlı olarak oluşacak likidite koşullarına karşı önlem alma ve küresel sermaye hareketlerinden olumsuz etkilenmeme adına da faizin yeterince yüksek kalması gerektiği kaydediliyor. Uzmanlara göre; ilk faiz indirimi için başkan değişimi sonrasında yıl ortasına doğru çekilen beklentiler yeniden üçüncü ve son çeyrek döneme kayacak gibi görünüyor.

Piyasalarda gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına çevrilmiş durumda. Banka, 6 Mayıs’taki Para Politikası Kurulu’nda (PPK) bu ayki faiz kararını açıklayacak. Şahap Kavcıoğlu’nun yönetimindeki ikinci toplantıya ilişkin genel beklentiler, faizlerin 15 Nisan’daki toplantıda olduğu gibi sabit bırakılacağı yönünde.

PPK karar metnindeki değişiklikler önem arz ediyor

PPK, 15 Nisan’daki toplantıda piyasa beklentisine paralel şekilde politika faizini yüzde 19 düzeyinde sabit bırakmıştı. Ancak başkan değişikliği sonrası yapılan bu ilk toplantının karar metninde yapılan değişiklikler, gelecek döneme ilişkin para politikasında bazı güncellemelere gidileceği sinyalleri de vermişti. Buna göre; karar metninde yapılan en önemli değişiklik, önceki başkan döneminde eklenen ‘gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaştırma yapılacaktır’ vurgusunun metinden çıkarılmış olmasıydı. Buna ek olarak ‘para politikasındaki sıkı duruş uzun bir müddet devam edecektir’ şeklindeki sözle yönlendirici vurgulama da yeni metinde yer almamıştı.

Karar metninde, ‘Mevcut parasal duruşun krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin önümüzdeki dönemde belirginleşeceği öngörülmektedir. Bu doğrultuda Kurul, politika faizini sabit tutarak sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir’ ifadeleri bulunuyordu. Özet olarak 15 Nisan’daki kararla; Ortodoks politikalara devam edileceği vurgulanmakla beraber, sıkı duruş ve vadesine ilişkin sözle yönlendirici mekanizmalar karar metninden çıkarılmıştı.

Enflasyon baskısı faizler üzerinde negatif etki yaratıyor.

Bu noktada gelecek dönemde enflasyonunun nasıl ilerleyeceği TCMB’nin kararları açısından da en yakından takip edilecek konu olmaya devam edecek. Nisan ayı manşet enflasyonu yüzde 1,68 ile yüzde 1,7’lik piyasa ortalamasına yakın düzeyde gerçekleşti. Son beş yıllık tarihsel ortalaması olan yüzde 1,3’ün çok üzerinde gelen veri, yıllık enflasyonu yüzde 17,1 ile 2019 Mayıs’tan bu yana gördüğü en yüksek seviyeye taşıdı. Bu noktada ekonomistler, “Enflasyon sahneye çıktı, ‘inmem’ diyor” noktasında görüş birliğine varıyor.

İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen ve İş Yatırım Ekonomisti Dağlar Özkan; aylık yüzde 4,3, yıllık yüzde 35 artan üretici fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskının yılın ikinci çeyreğinde de devam edeceğine işaret ettiğini söylüyor. Gürleyen ve Özkan, şu analizi yapıyor: “Önümüzdeki aylarda zorlu bir süreç bizi bekliyor. Uluslararası emtia fiyatlarındaki ve özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki yükseliş, asgari ücret artışıyla desteklenen iç talep ve TL’nin değer kaybı dezenflasyon sürecini zorlaştırıyor. Enflasyon görünümündeki kötüleşme ve TL’de yaşanan değer kaybı nedeniyle enflasyon tahminimizi 2021 yılı için yüzde 14,5 ile Merkez Bankası’nın enflasyon patikasının üst bandının hafif üstünde tutuyoruz. Manşet enflasyonun yaz aylarında yüzde 16,5-17 bandında kalacağını, gerilemenin son çeyrekte görüleceğini tahmin ediyoruz.”

Risk algısı faizi yukarı yönlü baskılamaya devam ediyor

Enflasyondaki yüksek seyrin kısa vadede devamı bekleniyor. Hatta bu görünüm altında yıllık TÜFE’de yıl içi zirvenin nisan ayında görüldüğünü söylemenin zor olduğu ve TCMB’nin yüzde 12,2 seviyesindeki yılsonu enflasyon tahmini üzerinde de yukarı yönlü risklerin ağır bastığı kaydediliyor. Bu nedenle her ne kadar son PPK metninden ‘gerekmesi durumunda ek faiz artışı yapılacağı’ ifadesinin çıkarılmasının TCMB’nin şartlar izin verdiğinde faiz indirim sürecini başlatma niyetini yansıtsa da politika faizinin enflasyon üzerinde belirlendiği bir ortamda, TCMB’den 6 Mayıs’taki toplantıda faiz kararına dair herhangi bir değişiklik beklenmiyor.

0 0 oylar
Beğendiniz mi?
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster