Enflasyon Yüzde 29,77, Doğalgaz Faturası Yüzde 124 Arttı! Bu Nasıl Adalet?
İstanbul Beylikdüzü’nde bir konut sitesinin doğalgaz faturası, tüketim neredeyse hiç değişmediği halde bir yılda yüzde 124 arttı. Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 29,77 olarak açıklanırken, merkezi sistemle ısınan vatandaşların karşılaştığı bu artış, kademeli doğalgaz tarifesindeki adalet sorununu yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye’de enflasyonla mücadele sürerken vatandaşların karşısına çıkan bazı faturalar, açıklanan enflasyon rakamlarının çok üzerinde artmaya devam ediyor.
Bunun son örneği İstanbul’un Beylikdüzü ilçesindeki Westside 2 sitesinde yaşandı. Site yönetiminin 2 Kasım 2026 tarihinde sakinlerine gönderdiği bilgilendirme yazısı, doğalgaz faturalarındaki çarpıcı artışı ortaya koydu.
Üstelik bu artışın nedeni daha fazla doğalgaz tüketilmesi değil.
Tüketim aynı, fatura 632 bin lira daha fazla!
Site yönetiminin paylaştığı rakamlara göre Ekim 2025’te 47 bin 999 metreküp doğalgaz tüketen sitenin faturası 509 bin 571 lira oldu.
Ekim 2026’da ise tüketim yalnızca 328 metreküp artarak 48 bin 327 metreküpe yükseldi. Buna karşılık fatura 1 milyon 142 bin 237 liraya çıktı.
Karşılaştırma Artış
Doğalgaz tüketimi %0,68
Doğalgaz faturası %124,16
TÜİK yıllık enflasyon %29,77
Konut ve enerji grubu enflasyonu %40,24
Ortaya çıkan tablo dikkat çekici. Doğalgaz tüketimindeki artış yüzde 1’i bile bulmazken fatura yüzde 124 yükseldi.
Enflasyonun dört katından fazla artış!
TÜİK’in 3 Kasım 2026 tarihinde açıkladığı verilere göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 29,77 oldu. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtları kapsayan harcama grubundaki yıllık artış ise yüzde 40,24 olarak gerçekleşti.
Beylikdüzü’ndeki sitenin doğalgaz faturasındaki yüzde 124,16’lık artış, genel yıllık enflasyon oranının yaklaşık 4,2 katına ulaştı.
Aradaki fark tam 94,39 yüzde puan.
Daha da önemlisi, doğalgaz faturasındaki artış yalnızca genel enflasyonun değil, konut ve enerji grubundaki fiyat artışının da yaklaşık üç katı.
Bu rakamlar vatandaş açısından ciddi bir hakkaniyet sorununa işaret ediyor.
Enflasyonla mücadele kapsamında ücretlerin, emekli aylıklarının ve pek çok harcama kaleminin artışı tartışılırken, temel ihtiyaç olan ısınma giderinin bir yılda yüzde 124 yükselmesi nasıl açıklanacak?
Yüksek tüketim daha pahalı olabilir, peki aynı tüketim neden iki katından fazla faturalandırılıyor?
Site yönetimi, faturadaki yüksek artışın tüketim miktarından değil, uygulanan kademeli doğalgaz tarifesinden kaynaklandığını açıkladı.
Enerjide yüksek tüketimin daha yüksek fiyatlandırılması, tasarrufu teşvik etmek amacıyla uygulanabilir. Ancak burada tartışılan konu yüksek tüketim değil, bir önceki yılla neredeyse aynı miktarda doğalgaz tüketilmesine rağmen faturanın yüzde 124 artması.
Bir yıl önce 47 bin 999 metreküp doğalgaz tüketen site, bir yıl sonra 48 bin 327 metreküp tüketmiş. Aradaki fark yalnızca yüzde 0,68.
Yani vatandaşın tüketim alışkanlığında kayda değer bir değişiklik yok. Buna rağmen ödediği bedel iki katından fazla.
Kademeli tarife yüksek tüketimi daha pahalı hale getirebilir. Ancak aynı miktarda enerji tüketen vatandaşın bir yıl içinde böylesine büyük bir maliyet artışıyla karşılaşması, fiyatlandırma sisteminin adaletini sorgulatıyor.
Vatandaş daha fazla tüketmediği halde neden iki katından fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor?
Tasarruf eden vatandaş neden cezalandırılsın?
Enerji politikalarının temel hedeflerinden biri tasarrufu teşvik etmek.
Ancak Beylikdüzü’ndeki örnekte bir yıl boyunca neredeyse aynı miktarda doğalgaz tüketilmesine rağmen faturanın iki katından fazla artması, mevcut fiyatlandırmanın bu hedefle ne kadar uyumlu olduğu sorusunu doğuruyor.
Bir site tüketimini kontrol altında tutuyorsa bunun karşılığında öngörülebilir bir fatura beklemesi son derece doğal.
Kademeli tarifelerin amacı aşırı tüketimi sınırlandırmak olmalı. Sistemin, tüketimini artırmayan vatandaşlara ağır mali yükler getirmesi ise yeniden değerlendirilmesi gereken bir sonuç.
EPDK bu adaletsizliğe çözüm bulmalı
Merkezi sistemle ısınan sitelerde daire sayısının ve konut başına düşen tüketimin dikkate alınması, daha adil bir fiyatlandırma için önemli bir seçenek.
Ayrıca yüksek tarifenin bütün tüketim yerine yalnızca belirlenen sınırı aşan bölüme uygulanması da değerlendirilmesi gereken çözümler arasında.
Böylece vatandaşlar küçük tüketim farklılıkları nedeniyle beklenmedik büyüklükte faturalarla karşılaşmayabilir.
Öte yandan site yönetimlerinin geçmiş dönem faturalarını inceleterek uygulanan kademe sınırlarını ve birim fiyatları kontrol ettirmesi gerekiyor. Yanlış tarife veya hatalı hesaplama varsa dağıtım şirketinden düzeltme, gerektiğinde EPDK’dan inceleme talep edilebilir.
Enflasyonla mücadele edilirken bu faturalar nasıl ödenecek?
Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 29,77 seviyesindeyken, doğalgaz tüketimini artırmayan bir sitenin faturasının yüzde 124 yükselmesi yalnızca o sitenin değil, merkezi sistemle ısınan bütün vatandaşların gündemine girmesi gereken bir mesele.
Burada tartışılması gereken yalnızca doğalgazın fiyatı değil, fiyatlandırmanın ne kadar adil olduğu.
Westside 2’nin faturalarındaki artışın genel fiyat değişiklikleri ile kademe uygulamasından kaynaklanan bölümlerinin ayrı ayrı açıklanması, tartışmanın aydınlatılması açısından önem taşıyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının merkezi sistemli konutlarda yaşanan bu tür artışları incelemesi ve gerekirse yeni bir düzenleme yapması bekleniyor.
Şimdi sorulması gereken soru çok açık: Enflasyon yüzde 29,77 iken tüketimi neredeyse değişmeyen vatandaşın doğalgaz faturası yüzde 124 artıyorsa, bu fiyatlandırma sistemi ne kadar adil?