Mehmet Şimşek’ten ekonomi mesajı: Öncelik tek haneli enflasyon, hedef cari fazla!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin gelecek dönem hedeflerini açıkladı.
Yayınlama Tarihi: 03.11.2026 17:30
—
Son Güncelleme: 03.11.2026 17:30
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin gelecek dönem hedeflerini açıkladı. Enflasyonun tek haneye indirilmesinin öncelikleri olduğunu belirten Şimşek, uzun vadeli krediye erişim, gelir dağılımında adalet ve cari fazla hedeflerine dikkat çekti. Bakan Şimşek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun da Türkiye’nin yeni büyüme motoru haline gelebileceğini söyledi.
AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen, “Kuruluşunun 25. Yılında, İktidara Gelişinin 24. Yılında AK Parti” başlıklı panelde Türkiye ekonomisinin geçmiş performansı ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı.
Programa Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanı sıra AK Parti Genel Başkanvekilleri Efkan Ala ve Mustafa Elitaş, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Büyükgümüş ve Hüseyin Yayman katıldı.
Panelde konuşan Şimşek, enflasyonla mücadeleden enerji yatırımlarına, gelir dağılımından yapay zekâya kadar ekonomi yönetiminin önceliklerini anlattı.
Bakan Şimşek, Türkiye’nin yeniden tek haneli enflasyona ulaşmasının ekonomik programın temel hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.
2000’li yılların başında enflasyonun tek haneye indirildiğini ve uzun süre bu seviyelerde tutulduğunu hatırlatan Şimşek, sonraki yıllarda yeniden çift haneye çıkan enflasyonun düşüş eğiliminde olduğunu söyledi.
Tek haneli enflasyonun yalnızca fiyat istikrarı açısından değil, yatırım ortamı ve vatandaşların alım gücü bakımından da önemli olduğunu belirten Şimşek, düşük enflasyonun uzun vadeli finansmana erişimi kolaylaştıracağını ifade etti.
Şimşek’e göre fiyat istikrarının sağlanması, işletmelerin daha uzun vadeli yatırım planları yapabilmesine, üretimin artmasına ve Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün yükselmesine katkı sağlayacak.
Şimşek’in konuşmasında öne çıkan bir diğer başlık gelir dağılımı oldu.
Ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını belirten Bakan, büyümeden elde edilen gelirin toplum kesimleri arasında daha adil paylaşılmasının önemine dikkat çekti.
Vergi politikalarının bu süreçte önemli bir araç olduğunu ifade eden Şimşek, gelir dağılımının iyileştirilmesinde enflasyonun tek haneye düşürülmesini en kritik değişken olarak gösterdi.
Bakan Şimşek, yüksek enflasyonun özellikle sabit gelirli vatandaşları olumsuz etkilediğini belirterek fiyat istikrarının sosyal adalet açısından da önemli olduğunu söyledi.
Türkiye ekonomisinin uzun yıllardır cari açık verdiğini hatırlatan Şimşek, bu yapının değiştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Bakan, cari fazla hedefi için yerli petrol ve doğal gaz üretiminin artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının geliştirilmesi, sanayide yüksek katma değerli üretime geçilmesi ve hizmet ihracatının büyütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bu dönüşümün kısa vadeli önlemlerle sınırlı olmadığını belirten Şimşek, ekonominin üretim ve ihracat yapısında kalıcı değişikliklere ihtiyaç bulunduğuna işaret etti.
Mali disiplinin sürdürüleceğini de vurgulayan Bakan, kamu maliyesindeki disiplinin Türkiye’nin ekonomik performansında önemli rol oynadığını savundu.
Şimşek, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecinin ekonomik etkilerine de değindi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki genç nüfusun önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Bakan, güvenlik koşullarındaki iyileşmenin bu potansiyelin ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Şimşek, “Terörsüz Türkiye” süreciyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motoru haline gelebileceğini ifade etti.
Bölgedeki genç nüfusun üretim ve istihdama daha fazla katılması, yeni yatırımların çekilmesi ve ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, söz konusu büyüme potansiyelinin değerlendirilmesinde önemli olacak.
Türkiye’nin geçmiş dönemlerdeki ekonomik büyüme performansına da değinen Şimşek, 1923-2002 yılları arasında ortalama yıllık reel büyümenin yüzde 4,7 olduğunu, AK Parti hükümetleri döneminde ise bu oranın yüzde 5,3’e yükseldiğini söyledi.
Bakan Şimşek, Türkiye’nin dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi konumuna yükseldiğini ve kişi başına düşen milli gelirin 18 bin dolara çıktığını belirtti.
Bu performansı Türkiye’nin geçmiş büyüme oranları, benzer ekonomiler ve dünya ekonomisinin büyüme hızıyla karşılaştıran Şimşek, AK Parti hükümetleri dönemindeki gelişmeleri ekonomik başarı olarak değerlendirdi.
Konuşmasında teknolojik dönüşüme de yer veren Şimşek, Türkiye’nin geçmiş sanayi devrimlerinde yeterince ilerleme sağlayamadığını ancak yapay zekâ alanında önemli fırsatlara sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin yapay zekâ hazırlık endeksinde benzer ülkelere göre daha iyi bir konumda olduğunu belirten Bakan, gelişmiş ülkelerle aradaki farkın kapatılması için bir yol haritası bulunduğunu ifade etti.
Şimşek’in açıklamalarında enflasyonla mücadele, mali disiplin, cari fazla hedefi, teknolojik dönüşüm ve bölgesel kalkınma, gelecek dönemin temel ekonomik başlıkları olarak öne çıktı.
AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen, “Kuruluşunun 25. Yılında, İktidara Gelişinin 24. Yılında AK Parti” başlıklı panelde Türkiye ekonomisinin geçmiş performansı ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı.
Programa Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanı sıra AK Parti Genel Başkanvekilleri Efkan Ala ve Mustafa Elitaş, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Büyükgümüş ve Hüseyin Yayman katıldı.
Panelde konuşan Şimşek, enflasyonla mücadeleden enerji yatırımlarına, gelir dağılımından yapay zekâya kadar ekonomi yönetiminin önceliklerini anlattı.
Şimşek: Ekonomide önceliğimiz tek haneli enflasyon
Bakan Şimşek, Türkiye’nin yeniden tek haneli enflasyona ulaşmasının ekonomik programın temel hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.
2000’li yılların başında enflasyonun tek haneye indirildiğini ve uzun süre bu seviyelerde tutulduğunu hatırlatan Şimşek, sonraki yıllarda yeniden çift haneye çıkan enflasyonun düşüş eğiliminde olduğunu söyledi.
Tek haneli enflasyonun yalnızca fiyat istikrarı açısından değil, yatırım ortamı ve vatandaşların alım gücü bakımından da önemli olduğunu belirten Şimşek, düşük enflasyonun uzun vadeli finansmana erişimi kolaylaştıracağını ifade etti.
Şimşek’e göre fiyat istikrarının sağlanması, işletmelerin daha uzun vadeli yatırım planları yapabilmesine, üretimin artmasına ve Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün yükselmesine katkı sağlayacak.
Gelir dağılımında adalet vurgusu
Şimşek’in konuşmasında öne çıkan bir diğer başlık gelir dağılımı oldu.
Ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını belirten Bakan, büyümeden elde edilen gelirin toplum kesimleri arasında daha adil paylaşılmasının önemine dikkat çekti.
Vergi politikalarının bu süreçte önemli bir araç olduğunu ifade eden Şimşek, gelir dağılımının iyileştirilmesinde enflasyonun tek haneye düşürülmesini en kritik değişken olarak gösterdi.
Bakan Şimşek, yüksek enflasyonun özellikle sabit gelirli vatandaşları olumsuz etkilediğini belirterek fiyat istikrarının sosyal adalet açısından da önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’nin hedefi cari fazla veren ekonomi
Türkiye ekonomisinin uzun yıllardır cari açık verdiğini hatırlatan Şimşek, bu yapının değiştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Bakan, cari fazla hedefi için yerli petrol ve doğal gaz üretiminin artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının geliştirilmesi, sanayide yüksek katma değerli üretime geçilmesi ve hizmet ihracatının büyütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bu dönüşümün kısa vadeli önlemlerle sınırlı olmadığını belirten Şimşek, ekonominin üretim ve ihracat yapısında kalıcı değişikliklere ihtiyaç bulunduğuna işaret etti.
Mali disiplinin sürdürüleceğini de vurgulayan Bakan, kamu maliyesindeki disiplinin Türkiye’nin ekonomik performansında önemli rol oynadığını savundu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu yeni büyüme motoru olabilir
Şimşek, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecinin ekonomik etkilerine de değindi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki genç nüfusun önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Bakan, güvenlik koşullarındaki iyileşmenin bu potansiyelin ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Şimşek, “Terörsüz Türkiye” süreciyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motoru haline gelebileceğini ifade etti.
Bölgedeki genç nüfusun üretim ve istihdama daha fazla katılması, yeni yatırımların çekilmesi ve ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, söz konusu büyüme potansiyelinin değerlendirilmesinde önemli olacak.
Kişi başına milli gelir için 18 bin dolar açıklaması
Türkiye’nin geçmiş dönemlerdeki ekonomik büyüme performansına da değinen Şimşek, 1923-2002 yılları arasında ortalama yıllık reel büyümenin yüzde 4,7 olduğunu, AK Parti hükümetleri döneminde ise bu oranın yüzde 5,3’e yükseldiğini söyledi.
Bakan Şimşek, Türkiye’nin dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi konumuna yükseldiğini ve kişi başına düşen milli gelirin 18 bin dolara çıktığını belirtti.
Bu performansı Türkiye’nin geçmiş büyüme oranları, benzer ekonomiler ve dünya ekonomisinin büyüme hızıyla karşılaştıran Şimşek, AK Parti hükümetleri dönemindeki gelişmeleri ekonomik başarı olarak değerlendirdi.
Yapay zekâ ve teknoloji yatırımları gündemde
Konuşmasında teknolojik dönüşüme de yer veren Şimşek, Türkiye’nin geçmiş sanayi devrimlerinde yeterince ilerleme sağlayamadığını ancak yapay zekâ alanında önemli fırsatlara sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin yapay zekâ hazırlık endeksinde benzer ülkelere göre daha iyi bir konumda olduğunu belirten Bakan, gelişmiş ülkelerle aradaki farkın kapatılması için bir yol haritası bulunduğunu ifade etti.
Şimşek’in açıklamalarında enflasyonla mücadele, mali disiplin, cari fazla hedefi, teknolojik dönüşüm ve bölgesel kalkınma, gelecek dönemin temel ekonomik başlıkları olarak öne çıktı.