TGSD Başkanı: Mısır'dan Türkiye'ye Sipariş Dönüşü Başladı!
TGSD Başkanı: Mısır'dan Türkiye'ye Sipariş Dönüşü Başladı! Hazır giyim sektöründe son dönemde Mısır'da yaşanan kalite, termin ve enerji arzı sorunları nedeniyle bazı sipariş gruplarının yeniden Türkiye'ye yönelmeye başladığı belirtiliyor. Detaylar Haberimizde...
Büşra Bulut
Yayınlama Tarihi: 20.06.2026 16:15
—
Son Güncelleme: 20.06.2026 16:15
TGSD Başkanı: Mısır'dan Türkiye'ye Sipariş Dönüşü Başladı! Hazır giyim sektöründe son dönemde Mısır'da yaşanan kalite, termin ve enerji arzı sorunları nedeniyle bazı sipariş gruplarının yeniden Türkiye'ye yönelmeye başladığı belirtiliyor. Detaylar Haberimizde...
Hazır Giyimde Mısır'dan Türkiye'ye Dönüş Başladı!
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, Mısır'da yaşanan kalite ve termin sorunlarının yanı sıra enerji arzındaki darboğazın bazı sipariş gruplarını yeniden Türkiye'ye yönlendirdiğini belirtti.
Küresel tedarik zincirindeki sorunlar ve bazı rakip ülkelerde yaşanan aksaklıkların Türkiye'ye sipariş dönüşü sağladığını belirten Narbay. özellikle Mısır'daki kalite ve termin problemleri ile enerji arzına ilişkin sıkıntıların bazı siparişlerin yeniden Türkiye'ye yönelmesine neden olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin hazır giyim sektöründe PMI verisinin Mayıs ayında 51,2 seviyesine yükselmesine katkı sağladığını ifade eden Narbay, ancak toparlanmanın kalıcı olabilmesi için hem dış talebin güçlenmesi hem de rekabetçilik sorununun çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Sektörün yaşadığı temel sorunun rekabetçilik kaybı olduğunu vurgulayan Narbay. "Son iki yılda dünya hazır giyim ihracatı %6 büyürken, Türkiye'de %9 daralma yaşadık. Bu durum rekabet gücünde ciddi bir aşınma ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Esas kaybı 2023-2025 yılları arasında yaşadık" diye konuştu.
Narbay, yılın ilk yarısında ihracat performansının beklentilerin üzerinde şekillenebileceğini ifade ederek, "İhracatta kaybettiğimiz 300 milyon dolarlık rakamın Haziran'da çok büyük bir kısmınını kapatılabiliriz. Geçen yılın haziran ayını bayram tatili nedeniyle 1,2 milyar dolar seviyesinde tamamlamıştık. Bu yıl haziranı 1,4 milyar dolar civarında kapatabiliriz. Böylece ilk altı ayda yaklaşık 100 milyon dolarlık kayıpia, dünya pazarlarına kıyasla daha iyi bir tablo ortaya koyabiliriz" dedi. 2026'yı sektör açısından "ayakta kalma yılı olarak tanımlayan Narbay. kısa vadede faiz indirimi konusunda çok güçlü bir beklenti taşımadığını belirterek, "Yıl sonuna kadar faiz tarafinda önemli bir indirim haberi duymayabiliriz. Ancak önümüzdeki yıl itibarıyla şartların sektör lehine dönmesini ve yeniden büyüme patikasına girilmesini bekliyorum" dedi.
İhracat beklentilerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Narbay, hazır giyim sektörünün geçen yılı 16,78 milyar dolarlık ihracatla tamamladığını hatırlatarak, 2026 sonunda ihracatın yaklaşık 16,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini sözlerine ekledi.

Narbay, "Bugün Türkiye, Uzak Doğu rakiplerine göre yaklaşık %60, Kuzey Afrikalı rakiplerine göre %45 daha pahalı durumda" ifadelerini kullandı. Sektörün kur şoku talep etmediğini vurgulayan Narbay, maliyet ve gelir artışları arasındaki dengesizliğin şirket bilançolarını bozduğunu belirtti ve "Temelde devalüasyon olsun istemiyoruz. Ancak maliyetleriniz %250 artarken geliriniz %150 artıyorsa rekabetçiliğiniz ciddi şekilde azalıyor. Enflasyona paralel kur artışı talep ediyoruz. Bunun yanında bozulan bilançoların tamir edilmesi için net ihracata %10 döviz dönüşüm desteği verilmesini ve reeskont kredilerinin ihracata oranının artırılmasını istiyoruz" sözlerini sarfetti.
Hazır Giyimde Mısır'dan Türkiye'ye Dönüş Başladı!
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, Mısır'da yaşanan kalite ve termin sorunlarının yanı sıra enerji arzındaki darboğazın bazı sipariş gruplarını yeniden Türkiye'ye yönlendirdiğini belirtti.
Küresel tedarik zincirindeki sorunlar ve bazı rakip ülkelerde yaşanan aksaklıkların Türkiye'ye sipariş dönüşü sağladığını belirten Narbay. özellikle Mısır'daki kalite ve termin problemleri ile enerji arzına ilişkin sıkıntıların bazı siparişlerin yeniden Türkiye'ye yönelmesine neden olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin hazır giyim sektöründe PMI verisinin Mayıs ayında 51,2 seviyesine yükselmesine katkı sağladığını ifade eden Narbay, ancak toparlanmanın kalıcı olabilmesi için hem dış talebin güçlenmesi hem de rekabetçilik sorununun çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Sektörün yaşadığı temel sorunun rekabetçilik kaybı olduğunu vurgulayan Narbay. "Son iki yılda dünya hazır giyim ihracatı %6 büyürken, Türkiye'de %9 daralma yaşadık. Bu durum rekabet gücünde ciddi bir aşınma ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Esas kaybı 2023-2025 yılları arasında yaşadık" diye konuştu.
Narbay, yılın ilk yarısında ihracat performansının beklentilerin üzerinde şekillenebileceğini ifade ederek, "İhracatta kaybettiğimiz 300 milyon dolarlık rakamın Haziran'da çok büyük bir kısmınını kapatılabiliriz. Geçen yılın haziran ayını bayram tatili nedeniyle 1,2 milyar dolar seviyesinde tamamlamıştık. Bu yıl haziranı 1,4 milyar dolar civarında kapatabiliriz. Böylece ilk altı ayda yaklaşık 100 milyon dolarlık kayıpia, dünya pazarlarına kıyasla daha iyi bir tablo ortaya koyabiliriz" dedi. 2026'yı sektör açısından "ayakta kalma yılı olarak tanımlayan Narbay. kısa vadede faiz indirimi konusunda çok güçlü bir beklenti taşımadığını belirterek, "Yıl sonuna kadar faiz tarafinda önemli bir indirim haberi duymayabiliriz. Ancak önümüzdeki yıl itibarıyla şartların sektör lehine dönmesini ve yeniden büyüme patikasına girilmesini bekliyorum" dedi.
İhracat beklentilerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Narbay, hazır giyim sektörünün geçen yılı 16,78 milyar dolarlık ihracatla tamamladığını hatırlatarak, 2026 sonunda ihracatın yaklaşık 16,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini sözlerine ekledi.

Narbay, "Bugün Türkiye, Uzak Doğu rakiplerine göre yaklaşık %60, Kuzey Afrikalı rakiplerine göre %45 daha pahalı durumda" ifadelerini kullandı. Sektörün kur şoku talep etmediğini vurgulayan Narbay, maliyet ve gelir artışları arasındaki dengesizliğin şirket bilançolarını bozduğunu belirtti ve "Temelde devalüasyon olsun istemiyoruz. Ancak maliyetleriniz %250 artarken geliriniz %150 artıyorsa rekabetçiliğiniz ciddi şekilde azalıyor. Enflasyona paralel kur artışı talep ediyoruz. Bunun yanında bozulan bilançoların tamir edilmesi için net ihracata %10 döviz dönüşüm desteği verilmesini ve reeskont kredilerinin ihracata oranının artırılmasını istiyoruz" sözlerini sarfetti.