GCM Yatırım'dan Kıymetli Madenler Raporu: Altın ve Gümüşte Yılın İkinci Yarısı Beklentileri
GCM Yatırım, yayımladığı analiz raporunda yılın ikinci yarısında kıymetli maden piyasasını etkileyen jeopolitik gelişmeleri, enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının politikalarını ele aldı.
Yılın ikinci yarısına girilirken kıymetli madenlerde fiyatlamalar jeopolitik gelişmelere ve enflasyon baskısına odaklandı. GCM Yatırım tarafından hazırlanan raporda, ABD’nin İran’a yönelik yeni hava saldırıları, Hürmüz Boğazı çevresinde artan arz güvenliği endişeleri ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkesin bittiğine yönelik açıklamalarının jeopolitik tansiyonu yükselttiği, bu durumun da kıymetli madenler üzerinde satış baskısını artırdığı belirtildi. Petrol fiyatlarında yukarı yönlü risklerin güçlenmesi, enerji kaynaklı enflasyon endişelerini beslerken Federal Rezerv'in (Fed) sıkı para politikası duruşunu daha uzun süre koruyabileceği beklentisini öne çıkarıyor. Bu görünüm, faiz getirisi sağlamayan altın ve gümüş üzerinde kısa vadede baskının korunmasına yol açıyor.
Altın Piyasasında Dengelenme Arayışı
Raporda aktarılan bilgilere göre, altın tarafında fiyatlamanın ana belirleyicisi jeopolitik risklerin enflasyon ve faiz beklentileri üzerindeki etkisi olmaya devam ediyor. Olası yukarı yönlü senaryoda ekonomik görünümde bozulma, piyasa belirsizliğinin artması ve faiz beklentilerinin daha güvercin bir yöne dönmesi etkenleri öne çıkıyor. Ancak mevcut Orta Doğu geriliminde olduğu gibi, jeopolitik risklerin petrol ve enflasyon kanalı üzerinden faizleri yukarı itmesi durumunda altının destekleyici hikayesinin sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.
Aşağı yönlü senaryoda ise güçlü büyüme, doların değer kazanması, tahvil faizlerinde beklentilerin üzerinde yükseliş ve risk iştahındaki toparlanma unsurları yer alıyor. Bu durumda altın tarafında satış baskısının derinleşebileceği kaydediliyor. Diğer taraftan, merkez bankalarının 2022 yılından bu yana yıllık ortalama 1.000 ton civarında altın alımı gerçekleştirmesi, altın fiyatları için yapısal destek unsuru olarak tanımlanıyor.
Gümüş Fiyatlarında Arz Açığı ve Faiz Dengesi
Gümüş tarafında ise yılın ikinci yarısında arz-talep dengesi destekleyici kalırken, kısa vadeli fiyatlamada faiz, dolar ve büyüme beklentileri daha belirleyici bir rol oynuyor. Yukarı yönlü senaryoda arz açığının sürmesi, ETP girişlerinin güçlenmesi, fiziki yatırım talebinin artması ve Londra piyasasında likidite sıkışıklığının yeniden belirginleşmesi öne çıkan faktörler arasında yer alıyor. Ayrıca faiz beklentilerinde güvercinleşme veya dolar tarafında zayıflama görülmesi durumunda yukarı yönlü hareketlerin hızlanabileceği aktarılıyor.
Aşağı yönlü senaryoda ise savaş kaynaklı enerji maliyeti artışının enflasyonu beslemesi, Fed’in sıkı duruş beklentilerini güçlendirmesi ve küresel büyüme endişelerinin sanayi talebini zayıflatması ihtimalleri bulunuyor. Bu nedenle gümüşte temel hikaye arz açığı nedeniyle destekleyici kalsa da, kısa vadede faiz ve büyüme beklentileri fiyatlamanın yönünü belirlemeye devam ediyor.
GCM Yatırım'ın raporuna göre, genel görünümde altın ve gümüş için yılın ikinci yarısında Hürmüz kaynaklı enerji maliyetleri, enflasyon beklentileri ve Fed fiyatlaması kıymetli madenlerin yönü üzerinde belirleyici hale geliyor. Piyasalar açısından bundan sonraki süreçte savaşın büyüklüğünden ziyade, bu durumun petrol, enflasyon ve faiz patikasını ne ölçüde değiştireceği takip edilecek.